BİR NESLİ KAYBEDİYORUZ…
Bir çocuk, okula sırtında çantayla gitmeli… Ama bugün bazı çocuklar okula öfke taşıyor, korku taşıyor, hatta kimi zaman silah taşıyor.
Şanlıurfa’da, Kahramanmaraş’ta yaşananlar bir ‘anlık öfke’ değildi. Bu olaylar bir günde olmadı. Bunlar, yıllardır biriken bir çürümenin, görmezden gelinen bir çöküşün dışa vurumudur.
Bugün okullarda yaşanan şiddeti konuşuyorsak, aslında konuşmamız gereken şey sadece okul değildir.
Sokakta artan şiddettir…
Mahallede kaybolan güven duygusudur…
Çetelerin içine çekilen çocuklardır…
İlkokul çağında maddeyle tanışan bir nesildir…
Bir zamanlar Afganistan–İran–Pakistan hattından Avrupa’ya taşınan uyuşturucunun geçiş ülkesi olarak görülen Türkiye, bugün kendi içinde hızla büyüyen bir tüketim alanına dönüşmüş durumda. Artık mesele sadece transit geçiş değil, içeride kaybedilen bir gençliktir.
Çocuklar maddeye kolay ulaşıyor…
Silaha ulaşmak artık zor değil…
Ve en acısı, şiddet artık sıradanlaşıyor.Bu tabloyu sadece dizilere, sadece teknolojiye, sadece sosyal medyaya bağlamak kolaycılıktır. Evet, bunların etkisi var. Ama tek sebep........
