menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

YENİDEN İNSANLAŞMANIN DİLİ

16 0
01.06.2026

Dilin taşıdığı şey yalnızca kelime değildir; insanın iç düzenidir. İç dünyası henüz bütünleşmemiş bir insan konuştuğunda, bu dağınıklık dışarıya taşar. Dil burada bir iletişim aracından çok, iç dünyanın görünür hâline gelir. İnsan hangi deneyimden konuşuyorsa onu büyütür; öfke öfkeyi, korku gerilimi, küçümseme içsel boşluğu çoğaltır. Bu yüzden dil, insanın iç iklimidir.

Dili çözülen insanın iç dünyası da görünür hâle gelir. Bunun fark edilebilmesi için dikkatli ve sınırların ötesini görebilen bir farkındalık gerekir. Çünkü dil, insanın en temel içsel göstergelerinden biridir. İçinde dağınıklık taşıyan bir zihin, konuşurken de bu dağınıklığı üretir. Böyle bir dil temas kurmaz; çarpar. Güzel ve anlamlı paylaşımlar üretmek yerine gerilim üretir. Çünkü dil hayatı kolaylaştırma aracı olduğu kadar, varoluşun da taşıyıcısıdır. Bastırılmış duygular çoğu zaman kelimelerin arasından sızar; insan bazen söylediğini değil, sakladığını konuşur. Bu nedenle dil, insanın en açık aynasıdır.

İçsel bütünlüğe giren insanın dili sadeleşir. Daha az açıklama, daha çok netlik taşır. Kendini ispat etme ihtiyacı azalır; çünkü varlık zaten kendi ağırlığını taşır.

Kendi olamayan insanın dili parçalıdır. Ne hissettiğini tam bilmeyen biri, sürekli dış referanslara tutunur. Onay arar, üstün görünmeye çalışır, bazen sertleşir bazen yapay bir........

© Güneydoğu Ekspres