menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Köyler Neden Boşalıyor? Gençler Tarlaya Dönmüyor

29 0
05.03.2026

Sofranıza bakmanızı istiyorum. Kırsal yoksulluk artık damarlarımıza işledi. Çiftçiyle, besiciyle, yurttaşla market rafı arasındaki zinciri tekelci aracılar gasp ediyor. Üreten kazanamıyor, alan ödeyemiyor. Aradaki fırsatçıysa cebini dolduruyor. AKP iktidarının gıda politikaları köyleri boşaltıyor. Sonra köylerden göçen yurttaşlardan inşaat odaklı rant düzenine yeni müşteriler devşiriyor. Bu planlı bir tasfiye.

Gençler Köyden Neden Kaçıyor?

Kırsal alanların nüfus yapısı bozuluyor, tarımda çalışanlar yaşlanıyor. Bunu doğal bir kentleşme diye okumayın. Bu çok boyutlu bir mülksüzleştirme yani insanların topraklarından, üretim araçlarından koparılması. Derin bir mekânsal adaletsizlik yani yaşadığın yere göre eşit olmayan yaşam koşulları içeriyor. Serbest piyasacı gıda politikalarının yarattığı yapısal bir tasfiye operasyonu.

Gençler tarımı ve köy yaşamını neden toptan reddediyor? Çünkü bir yanda piyasa acımasız rekabet koşulları dayatıyor, öte yanda devlet sosyal destek ve koruma mekanizmalarını tarihsel olarak yetersiz bırakıyor. Bu ikisinin yıkıcı birleşimi gençleri köylerden sürüyor. Tarımsal üretim giderek kar etmiyor. Toprağa, traktöre, tohuma erişmek imkansızlaşıyor. Sonunda çiftçinin sofrasına koyacak ekmeği kalmadığı gibi, kentin sofrasına da ucuz ve sağlıklı gıda ulaşamıyor.

Rakamlar acı: 2000’lerin başından bu yana iktidar yaklaşık 20 bin köy okulunu kapattı. 1 milyonu aşkın öğrenciyi uzak kasabalardaki okullara otobüsle gitmek zorunda bıraktı. Birinci basamak sağlık klinikleri 2001’de 11 bin seviyesindeyken bugün 4 bin seviyesine düştü. Kamu, kırsal alandan hizmetlerini sistematik biçimde çekti ve bu çekilme kendi kendini besleyen bir sarmal yarattı.

Hizmetler ortadan kalktıkça çocuklu aileler köyü terk ediyor. Aileler gittikçe hizmet sağlamayı haklı kılacak nüfus da azalıyor. AKP iktidarı bu azalan nüfusu bahane ederek eleştirilerden sıyrılıyor. Üstelik inşaat odaklı iktidar düzenine yeni müşteriler yaratmanın rahatlığını yaşıyor.

İktidar, kırsal alanları ve küçülen taşra kentlerini gençlerin yeteneklerini geliştirebilecekleri, üretim yapabilecekleri, sosyalleşebilecekleri ve kültürel birikimlerini artırabilecekleri çağdaş olanaklardan bilinçli biçimde mahrum bıraktı. Bunu açıkça söylüyorum: bu mahrumiyet, kamu hizmetlerine eşit erişim ve yaşadığın yere göre adalet ilkelerinin doğrudan ihlali.

Aile bağları, mahalle baskısı, dar bir komşuluk desteği. Bunlar artık gençleri köyde tutmuyor. Gençler kendini gerçekleştirmek ve geniş sosyal ağlara bağlanmak istiyor. bu ihtiyaç........

© Gerçek Gündem