Ekonomi yönetiminin refleks kodları hep aynı
Her ay enflasyon rakamı açıklandığında ekonomi yönetiminin yaptığı değerlendirmelerde bir değişiklik görmüyoruz. Her ne kadar enflasyonun nedeni için farklı gerekçeler üretilse de TÜİK tarafından hesaplanan resmi enflasyon verisi beklenti altı ya da beklenti üzeri olduğunda ekonomi kurmaylarının enflasyonu düşürmedeki kararlılık, dezenflasyon politikasının birincil öncelik olduğu, sıkı politikada devam edileceği yönündeki kalıplaşmış söylemlerine tanıklık ediyoruz.
Ekonomi yönetiminin değişmeyen bu refleks kodları ekonomik aktörlerce ve özellikle hane halkı tarafından ne kadar kabul görüyor aslında bunu beklenti anketlerinde görebiliyoruz. Nisan ayı itibariyle 12 ay sonrası enflasyon beklentisinin piyasa katılımcılarında yüzde 23,4, reel sektörde yüzde 33,7 iken hane halkında yüzde 51,6 gibi yüksek bir rakamda olması beklenti yönetimi konusundaki zafiyeti ortaya koyuyor. Ekonomi yönetiminin sarsılmaz bir söylemi olan düşük enflasyona ulaşılacağı inancındaki zayıflığın bir göstergesi olan enflasyon beklentisindeki yükseklik tüketimin öne çekilmesine neden olarak ekonomi yönetiminin talebi baskılama yönündeki çabasını da zedeleyen bir süreci beraberinde getiriyor. Nitekim perakende satışlardaki güçlü yükseliş vatandaşların harcamalarını öne çekme eğiliminin satış rakamlarına yansıdığını gösteriyor.
Dört aylık enflasyonun yüzde 14,4’e ulaşması ve enflasyon gerçekleşmesi ile hedefler arasındaki makasın genişlemesi iki noktaya odaklanmayı........
