“İnsanlar ne söylediğini değil ne hissettirdiğini hatırlar”
Mesleğe başladığım ilk yıllarda tanıştım onunla. Ekranda haber sunarken izlediğim bir isimle, mesleğimin henüz başında birebir karşılaşıp sohbet etmek benim için son derece anlamlıydı. İlham veren, içimi açan bir karşılaşmaydı bu. Doğal bir hali vardı; bu doğallığın içinde ise güçlü bir aura barındırıyordu. Herkeste rastlanmayan, etkileyici bir özellikti.
Yıllar geçti, yollarımız tesadüfen bir kez daha kesişti. İşte o karşılaşma, televizyonculukta içinde sıkıştığım kısır döngüyü kıran ve bana adeta şifa olan hikâyenin başlangıcıydı. Onunla çalışmayı çok istiyor, ancak bunu gerçekleştirme noktasında kendimi yeterince güvende hissedemiyordum. Çünkü bu sektör, eğitimini alıp İstanbul’a gelmiş olsanız bile, çoğu zaman sizi yeterince değerli hissettirmiyor.
Saba Tümer, bana programcılığın kapılarını açtı; meslekte hem maddi hem manevi anlamda tutunmama vesile oldu. Habertürk ile başlayan yolculuğumuz, yıllar sonra yeniden kesişti. Şimdi ise CNBC-e’de, hafta içi her gün bir ekip olarak yine yayındayız. Ondan çok şey öğrendim, öğrenmeye de devam ediyorum.
Saba Tümer, ekranların en sevilen ve programcılıkta vazgeçilmez isimlerinden biri. Sohbeti, kahkahası, enerjisiyle son derece doğal. Her programda, her konukta bambaşka bir enerji yaratıyor ve onu izlemeye doyamıyorsunuz. Zaman içinde pek çok isimle çalıştım; ancak onun yeri bende her zaman ayrı. Çünkü Saba Tümer’in programının parçası olmak, mesleki motivasyonumu canlı tutuyor ve bu işi her şeye rağmen sevmeye devam etmemi sağlıyor.
Onunla röportaj yapmak ise benim için ayrı bir zorluktu. 29 yıldır herkese soru soran ve bu işi zirvede sürdüren bir isme soru yöneltmek, gerçekten tuhaf ve heyecan verici bir deneyimdi.
Sizler, hafta içi her gün CNBC-e’de Saba Tümer ile buluşmaya devam ediyorsunuz. Ben ise onunla biraz daha fazla vakit geçiriyor, selamlarınızı ve sevginizi kendisine iletiyorum, merak etmeyin.
Şimdi sizi röportajımızla baş başa bırakıyorum. Keyifle okuyun; biz çekimde olacağız. Saba Tümer’den aldığınız o enerjiyle kahkaha atmayı unutmayın.
Herkese iyi pazarlar!
Öncelikle meslekte kaçıncı yılını kutluyorsun?Otuzuncu yıla geliyorum.
“O zamanki en büyük hedefim ana haber sunmaktı”
Çok uzun bir zaman. Neredeyse otuz yıl… Peki en başa dönersek; başlangıç noktasında kurduğun hayaller nelerdi? Bugüne baktığında ne hissediyorsun?İlk başladığımda haberci, gazeteci olarak başladım. O zamanki en büyük hedefim ana haber sunmaktı. Sonra yolda birçok şey yaşayınca hedefimi değiştirmek zorunda kaldım. Programcılığa geçtim. Çok şükür şu anda da olmak istediğim yerdeyim. “Keşke şunu da yapsaydım” dediğim bir noktada değilim. Ama keşke dünya da beni tanısa diyebileceğim bir yerdeyim.
“Kahkaha bulaşıcı bir şey”
Aslında buradan şuraya bağlamak istiyorum: Artık geldiğin noktada “dünyaya açılma” meselesi oyuncuların da sıkça konuştuğu bir konu. Sen de böyle bir hikâyenin içinde değil misin?Kahkahamın şifa verdiğini söylüyor çoğu insan, bu nedenle de ne kadar çok insan duyarsa kahkahamı iyi olur diye düşünüyorum. Keşke herkes duysa, şifa hepimizin ihtiyacı olan bir şey. Çünkü kahkaha bulaşıcı bir şey; biri güldüğünde karşısındaki de güler. Daha çok insana dokunabilirsem, daha çok kişiyi mutlu bir şekilde uykusuna gönderebilirsem ya da 45-50 dakika derdini unutturabilirsem ne mutlu bana.
“29 yıl boyunca birçok zorluk yaşadım”
Ama artık dijital medya sayesinde dünya çok küçüldü. Yurt dışıyla bağlantı kurmak da daha kolay. Böyle bir şey aklından geçiyor mu?Açıkçası tekrar yurt dışına gidip “Ben Türkiye’de meşhurum, burada da yapayım” demek gibi bir motivasyonum yok. 29 yıl boyunca birçok zorluk yaşadım. Yeniden o mücadelelere girecek enerjim yok. Ama oradan birilerine iyi gelebilirsem, şifalanırlarsa, kendilerini iyi hissederlerse bu güzel bir enerji olur elbette.
Yabancı konukları konuk etmek…
Daha önce yaptım. Amerika’ya gittiğimde Jennifer Lopez, Cameron Diaz, Paris Hilton, Jean-Claude Van Damme gibi isimlerle röportajlar yaptım. Neden olmasın? Bu işler biraz bağlantı ve temas meselesi. Onlar buraya geldiğinde ya da ben gittiğimde yapılabilir.
Dijital platformlar da artık buna çok açık.Evet, arada böyle şeyler olabilir. Geçen gün Elon Musk’a tweet attım ama görmedi!
“Ben zaten günlük hayatta da gülen biriyim”
Kahkaha meselesine gelelim. Bu kahkaha hikâyesi nasıl başladı, ne zaman fark edildi?Ben zaten günlük hayatta da gülen biriyim. Haber sunarken tabii gülemiyorsun. Sonra program yapmaya........
