menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Peki, bu hikaye nasıl fiyatlanacak?

39 0
04.03.2026

Her şeyden önce, risk kavramını doğru yere koyarak başlamakta fayda var. Çünkü çoğumuz “risk” dendiğinde refleks olarak jeopolitiği düşünüyoruz, ülkeleri sayıyoruz, bölgeleri işaretliyoruz, haritalar açıyoruz. Ama bu resim eksik. Jeopolitik risk, evet, bir satranç tahtasıdır. Taşlar bellidir, alan bellidir, hamleler görünürdür. Ama piyasaları asıl sarsan şey çoğu zaman tahtanın kendisi değil, şah çekilmesidir. O yüzden gelin, satranç tahtasını bir an kenara bırakalım. Önce şahımızla ve vezirimizle tanışalım.

Ortadoğu’da hiçbir kriz “bir günde” başlamaz. Bugün Amerika Birleşik Devletleri ile İran arasında yaşanan gerilim de anlık bir kriz değil; 70 yılı aşan tarihsel bir hesaplaşmanın yeni perdesi.

Bu gerilimi anlamak için manşetlere değil, hafızaya bakmak gerekir. Hadi gelin hafızamızı beraber tazeleyelim.

PETROL, CIA, MI6 VE PAKET SERVİS DEMOKRASİ:

ABD–İran ilişkilerindeki ilk kırılma noktası 1953. Bu tarihten sonra ABD sıkça Ortadoğu ülkelerinin işine karışacak “demokrasi getiriyorum” masalını anlatmaya başlayacaktı.

CIA ve MI6 destekli İran darbesi, petrolü millileştiren İran'ın son demokratik olarak seçilmiş Başbakanı Muhammed Musaddık'ı devirdi. Zira petrolün millileştirilmesi Londra ve Washington’ın da alarm zillerini çalmıştı. ABD sadece kendi olanı değil başkasının olanı da istiyordu. Ve bu istek hiç değişmedi. Darbe, Muhammed Rıza Pehlevi'yi tahta geçirdi ve Amerika Birleşik Devletleri'nin İran üzerindeki etkisini önemli ölçüde artırdı.

İran toplumunun hafızasında bu olay, “ulusal egemenliğe dış müdahale” olarak kodlandı. Bugün İran’daki Amerikan karşıtlığının ilk tohumları da böylece ekilmiş oldu. Tahran’daki sert güvenlik refleksinin kökeni burada yatar.

TAHTIN GÖLGESİNDE BÜYÜYEN SESSİZLİK (1953–1978)

1953’ten sonra Pehlevi artık yalnız bir hükümdar değildi; Batı’nın desteğini arkasına almış güçlü bir Şah’tı. Amerika ile ilişkiler samimileşti. Taraflardan birinin elinde krallık tacı, diğerinde petrol vardı. Değiş tokuş edilebilir herkes çıkarını koruyabilirdi.

Petrol gelirleri arttı.........

© Gazete Pencere