Uluslararası gelişmeler iktidarın halk desteğini artırır mı?
Venezuela’da ABD’nin bir askeri operasyonla Devlet Başkanı Nicolas Maduro’yu yakalayıp zorla ülke dışına çıkarması, “dünya düzeni” dediğimiz şeyin artık ne hale geldiğini anlamamız için bir milat olabilir. Egemen bir devletin liderinin, fiilen kaçırılabilmesi BM sistemi, uluslararası kurumlar ve “kurallara dayalı düzen” iddiasının ne kadar anlamsızlaştığını gözler önüne serdi.
Gazze’de yaşananlar bu anlamsızlaşmayı zaten olanca çıplaklığıyla sergilemişti. İnsanlığın yüzyıllar içinde biriktirdiği normların (sivillerin korunması, insani yardımın sürekliliği, savaşın bile bir sınırı olduğuna dair asgari ilkeler) realist politikanın soğuk merceğinde nasıl eriyip gittiğini gördük. “Batı medeniyeti”nin taşıyıcısı olma iddiasında olduğu ilke, değer ve normlar bir anda şartlara bağlı hâle geldi. Hak değil güç, hukuk değil müzakere kapasitesi, vicdan değil stratejik çıkar öne çıkıyor günümüz dünyasında.
Sadece Suriye’de yaşananlar bile uluslararası ilişkilerde pragmatizmin ne kadar baskın hale geldiğini göstermeye yeter. Dün terör listelerine isimleri yazılan aktörlerin bugün kimi masalarda meşru muhatap haline gelmesi; dün “ilke” diye savunulan pozisyonların yarın çıkar gereği tersine dönmesi sıradanlaştı bile. Bir ülkeyle dost ya da düşman olmanın kalıcı bir anlamı yok. Herkes gücü kadar var, her şey pazarlık konusu. Uyum sağlamayanın, biat etmeyenin başına yarın her şey gelebilir. Bunu engelleyecek bir uluslararası mekanizmanın kaldığını söylemek mümkün değil.
Hobbes, “hep şiddetli ölüm korkusu ve tehlikesi vardır; ve insan hayatı, yalnız, yoksul, kötü, vahşi ve kısa sürer” derken, aslında basit bir korkuyu tarif ediyordu. Ortak kurallar yoksa, güvenlik kalmaz. Bugün uluslararası sistemin geldiği yer, kuralların ortak zemin olmaktan çıktığı, hakikatin pazarlık konusu olduğu, caydırıcılığın kurumlar üzerinden değil ham güç üzerinden kurulduğu bir dünya. Orman kanunu, yeni “normal” halini alıyor.
Grönland meselesi gerçek olamayacak bir karikatür gibi gündemi işgal ederken Kanada Başbakanı Mark Carney’nin bu hafta Davos’ta yaptığı konuşma bu yeni düzeni apaçık tarif ediyordu: “Her gün büyük güç rekabeti çağında yaşadığımız bir kez daha hatırlatılıyor. Kurallara dayalı düzenin........
