menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yeni dengeler karşısında muhalefet…

98 0
08.04.2026

Türkiye siyasetinde seçmen davranışlarını doğru okuyan ve buna göre kendini konumlandıran taraf kazanıyor. Her devir kendi dinamiklerini yaratıyor. Bu dinamiklerin konjonktürel etkilerini göz ardı etmek ve tarihî benzerlikler üstüne strateji geliştirmek de yanlışa sürükleyebiliyor.

Tayyip Erdoğan, belediye başkanı idi. Şiir okuduğu için hapse atıldı. Muhtar bile olamayacağı söylenirken, yirmi beş senedir ülkeyi yöneten önemli bir politik figür hâline geldi. Yaşadıkları üzerine bir mağduriyet hikâyesi yazdığı ve bunu kullandığı doğrudur. Ancak salt bununla var olduğunu söylemek haksızlık olur. Zira daima konjonktürü doğru okudu ve dönemsel dinamikleri avantaja dönüştürmeyi başardı.

Şimdi Ekrem İmamoğlu için de benzerlikler üzerinden bir siyasi gelecek inşası murat ediliyor. Oysa geride bıraktığımız yirmi beş yıllık süreçte Türkiye’de değişen güç dengeleri ile birlikte siyaset yapma biçimi de değişti. Kararlı görünen duruşunun altında her türlü sabitinden vazgeçebilen Tayyip Erdoğan da koşullara bağlı olarak dönüştü ve ülke siyasetinin sabiti hâline geldi.

Erdoğan’ın ve partisinin ilk dönemlerini hatırlayalım. Anayasa Mahkemesi ve kapatma davaları ile boğuştuğu, askerî vesayetin baskısına maruz kaldığı, “Fethullahçı Yapı”nın güdümü altında siyaset yaptığı dönemlerden geçti. Muarız profilini de çoğu zaman kendisi belirledi ve bunun üstüne bir siyasi retorik kurdu. Değişmeyen hedeflerinden birisi “tek parti iktidarı” idi. Demokrasi vaatleriyle ülke aydınını dahi yanına çektiği dönemlerde, seksen sene evvelinin tek parti gölgesi altında siyaset yapmaktan........

© Gazete Pencere