HER FETİH GÖNÜL ÜLKESİNDEN BAŞLAR!
Kâinatın mayası, sevgi ile muhabbet,
İnsan için sevgidir, cihanda ulvi devlet!
Bedbahtlığın büyüğü, toprağa nefret ekmek,
Sonra oturup mahsulün iyisini beklemek!
Fetih kapılarını gönüllerden başlamayı başaramayanlar, tüm dünyayı feth etseler dahi; geride bırakacakları eserlerinin ömrü, suyun üzerinde yazılan yazılar kadar kısa olacaktır! Bir bilge deyimiyle; "Dünyayı inşa, insanı ihmal ederseniz, gün gelir ihmal ettiğiniz insan, inşa ettiğiniz eserlerinizi imha eder/ederler...
Zira, dünyadaki en kalıcı ve uzun ömürlü olan fetihlerin yolu; insanların gönül ülkesini feth etmekten geçtiği bir gerçektir… Bu da; insana sevgi, saygı ve ilgi ile yaklaşmakla, verilen bir çaba ve mücadele ile mümkündür. İnsana; sevgi, saygı ve ilgi ile yaklaşamayanlar; ilim ve irfandan sınıfta kalmaya mahkum olurlar.
Müslüman; Müminlere karşı toprak kadar mütevazı; hakka düşmanlık edenlere karşı ise kale gibi muhkem, kalkan kadar da sert olan Çelebi insandır. Yani Allah'ın adamıdır! Yaşadığımız modern zaman dilimlerinde, gerçek manada; aşk ve sevdanın, sevgi ve saygının, ilgi ve alkanın şekli de değişmiş, ne yazık ki…
İçi boşaltılmış kelimeler, yapmacık gülüşler ve sahte hürmetler almış başını yürürken; para, pul, makam ve ünvan sahiplerine beslenen saygı ve ilgi; fakir ve gurebanın semtine uğramaz oldu neredeyse! Lakin bilinmelidir ki, karşılık beklemeden beslenen sevginin, hak namına yapılan ikramın; insanların gönül ülkesini feth edebilmek için sarf edilen çaba ve gayretin, parasal olarak, yeryüzünde hiçbir fiyat ve karşılığı yoktur, zaten hiçbir zaman da olmadı…
Bizden önceki asırlarda yaşayan gönül erleri, tüm çaba ve gayretlerini; öncelikli olarak insanların gönül ülkesini feth etmek için harcadıkları için, insanların gönlüne girmeyi başarabilmişler. Çünkü onlar;........
