EY DEPREM!
Hırsından taş kesildiğimiz hülyalardan homurdanarak gelip sarsıntılarınla uyandırarak hayatımızı tepetaklak ettiğin mesajını aldık.
Ayakları dünya şehvetiyle yerden kesilenlerin kibrini yerle bir ederek kendi sessizliğine gömülen kırgınlığını da hissediyoruz kalbimizin en ücra hücrelerinde.
Bu dünyadaki ağırlığını insanın, kuştüyü hafifliğinde havada sallandırıp hiçbir şeye hükmünün geçmediğini hatırdan çıkardığımız yok.
“İçimizdeki sefihler yüzünden…” yerin gazaba geldiği, Rabbin içimizdeki masumları rahmetine vesile kılması hatırına öfkeni tuttuğunu da anlıyoruz.
“Kıyametin gözlerin fırladığı gün” diye tasvir edilen daha uzun fragmanlı halini de gördük 17 Ağustos'ta, 6 Şubat''ta.
İnsanın iç duvarlarına çarpa çarpa sendeleyerek keresteler gibi üst üste yığılmasına, kumdan kale gibi yıkılmasına kafi bir fonetik var adında.
Evi başına yıkılmak deyiminin birebir karşılığıyla bizi sallandırıyorsun elinde kağıt gibi ve alacaklarını toptan tahsil etmeye gelen bir alacaklısın, biliyoruz.
Zayiatın insanın maddi durumuna........
