İBDA, İNŞA VE “KÜN" EMRİ
Bir süredir Tuhup köyündeyim. Rahmetli dedemden kalma küçük çaplı bahçemizde birkaç incir ağacı var. Acaba olgunlaşan var mı diye her gün gidip incirleri kontrol ediyorum. Hiç birinde yumuşama belirtisi yok. Geçen yıllara göre biraz gecikmiş gibidir. Köydeki insanlar da böyle diyor. Geçen gün yine kontrol ettim, ı, ıh. Hepsi taş gibiydi, hiç biri olmamıştı. Oracıkta oturup düşündüm:
Güneş sistemini, koca küreleri yaratan, dönderip dolaştıran Allah, elbette her şeyi takdir etmiş, her şeye bir zaman tayin etmiş, zamanı gelince “Kün: ol” emrini veriyor; o da “feyekûn”: hemen oluveriyor. Toplu iğne başı kadar küçücük bir incir çekirdeğinden koca incir ağacını yarattığı gibi, meyvelerinin olgunlaşma zamanını da o tayin etmiştir.
Bu sabah yine gittim. Muhtelif dallarda sapsarı kesilmiş, yumuşacık, irileşmiş birkaç incir gördüm. Artık incirlerin olgunlaşma için “kün” emrini aldıklarını anladım. Olgunlaşanları topladıktan bir saat sonra ağaçlarda yeni olgunlaşan incirler fark ettik. Yanımdaki akrabalara dedim ki: “kün” emrini almışlar ya, artık durmazlar, bu emrin gereği olarak her biri kendisine tahsis edilen vakitte olgunlaşacak, hiçbir güç onları durduramayacak. Bu olgunlaşma süreci devam edecek.
Diğer incir ağaçlarına da baktım, köyde başkalarına........
