Korktuğunuz ne?
Türkiye’de gazetecilik yapmak, giderek haber yazma mesleğinden çok, bedel ödeme mesleğine dönüşüyor. Bir gün gözaltı, ertesi gün tutuklama… Bir başka gün kayyum, erişim engeli, ev hapsi…
Gazetecinin önüne her sabah yeni bir duvar örülüyor. Kalemini oynatırken yalnızca haberin doğruluğunu değil, başına neler gelebileceğini de hesaplamak zorunda bırakılıyor. Türkiye Gazeteciler Sendikası’nın verilerine göre Nisan 2025-Nisan 2026 döneminde en az 53 gazeteci hakkında soruşturma açıldı, 67 gözaltı işlemi yapıldı, 19 gazeteci tutuklandı. Son haftalarda tutuklamaların yanı sıra erişim engellerinin ve kayyum uygulamaları da artmış durumda.
Bir gazeteciyi susturmak, onun yazdığı haberi toplumun hafızasından silebilir mi? Bir internet sitesine erişimi engellemek, o haberde sorulan soruları ortadan kaldırabilir mi? Bir televizyonun yayınını durdurmak, insanların gerçeği merak etmesini önleyebilir mi? Hayır! Ama korkuyu büyütebilir. Gazetecinin elini titretip cümlesini yarıda bıraktırabilir. Henüz yayımlanmamış bir haberin daha bilgisayar ekranındayken çöpe atılmasına neden olabilir. Sansürün en etkili biçimi, artık yalnızca yayımlanan habere müdahale etmek değil; yayımlanabilecek haberleri daha doğmadan öldürmektir. Bunun adı otosansürdür. Ve otosansür, bir ülkede ne kadar........
