GÜVENDİKLERİMİZ
Her çağın kendine göre zorlukları vardır; içinde yaşadığımız çağın hepsinden zor olduğu şüphe götürmez. Çünkü daha önce hiçbir zaman diliminde yaşadığımız çağda olduğu gibi tüm insanlık hedef taftasına konulmamıştı ve böyle bir niyet simsiyah teknoloji kılıfının içine saklanmamıştı. Bazılarımız bunu sürekli dile getiriyoruz, getirmek zorundayız. Küçümsensek de, alay edilsek de…Çünkü hepimiz için bedeli ağır olacak. İnsanlığı bambaşka bir şeye dönüştürme planlarını her dem ifşa etmek zorundayız. Sözüm ona bizim iyiliğimiz için bizi cyborga dönüştüreceklermiş. Çok yakın bir zamanda aslında savunma sanayi için ürettikleri teknolojilerini bize monte edecekler.
Neuralink’in kurucusu Musk, yaptığı gövde gösterisinde (Vegas’ta yaptığı bir etkinlikte) müjdeyi verdi: “Yaklaşık bir yıl önce başladığı bu yolculukta, yani bir insana yerleştirilen beyin implantından bu zamana kadar şirketinin bu cihazın pil ömrünün uzatılabildiğini belirtti. Aynı zamanda bu deneysel cihaz yirmi ile otuz kişiye daha takılacakmış.” Musk, bu açıklamaları yaparken tamamen insanların faydasına olduğunu özellikle vurguluyor. Hani bizde bir söz vardır ya “Bir yaralı parmağa bile ..emez.” diye. Bu adam daha önce kendi çıkarı dışında insanlık adına ne yapmış ki omurilik yaralanmalarından mustarip olanlara ve ALS hastası olanlara yardımcı olsun? Beyin implantı yapılan hastalarda kontrol edilenlere bir bakalım: Bilgisayar oyunları oynayıp oynayamadığı, üç boyutlu nesneler yaratmak için bilgisayar destekli yazılımlar kullanılıp kullanamadığı…Bu cihazların takıldığı insanlarda günlük sıradan hayatlarını devam ettirip ettiremediği değil de neden bu tip şeyler denetleniyor? Parçalarının insanlar olduğu yeni bir makine mi yaratmak istiyorlar?
Gerçek niyetin üzerinde biraz düşünmek gerekiyor; çünkü biz eşrefi mahlukatız. Sadece Musk değil birçok şirket benzer araştırma ve projeler üzerinde çalışıyor. Onlardan en bilineni Bill Gates ve Jeff Bezos’un yatırımcıları olduğu Synchron. Felçli hastaların düşünceleriyle aktiviteler yapması planlanıyormuş. Yani felçli hastaları sağlığına kavuşturmak için değil, düşünceleriyle ilgili aktiviteler… Son dönemlerde Gates’in adı Epstein davalarında geçti. Bu iddiaları yalanlasa da kız çocuklarına yönelik cinsel istismar suçlamaları, kurduğu iğrenç ağ nedeniyle yargılandıktan sonra cezaevine giren ve orada ölü bulunan Epstein ile iletişimde olması nedeniyle kendi adını taşıyan vakıf çalışanlarından ve üyelerinden özür diledi. Adı çocuk istismarında geçen bu adama ve yaptığı işlere ne kadar güvenebileceğiz? Bir yandan da ağlarını genişletiyorlar. 5 G teknolojisi her yerde. Ortada bir sürü firma ve kurum ismi dolaşıyor; ama sağlayıcı uyduları uzaya fırlatan kurum araştırıldığında altından SpaceX’in Falcon 9 roketleriyle ABD’den fırlatıldığı gerçeğine ulaşıyorsunuz.
SpacX firmasının altını kaldırdığımız da kim çıkıyor peki? Aynen hiç dokunmadan alıntılayalım: “SpaceX, ABD merkezli özel bir uzay ve havacılık şirketidir. 2002’de Elon Musk tarafından kurulmuştur ve merkezi Kaliforniya, Hawthorne’dadır. Şirketin en bilinen ürünleri Falcon roket ailesi, Dragon uzay aracı ve Starlink uydu internet sistemidir.” Bize de Nisan 1’de geliyor. Nisan 1…İlk 5G sinyali bu tarihte verilecek. Sinyallerin gücünden ve internetin hızından bahsedip duruyoruz. Ya insan sağlığı ve doğa üzerindeki etkisi? Tamamen zararsız olduğu tespit edildi mi? Yahut ne gibi tedbirler alındı? Teknolojinin bu kadar ilerlemediği dönemlerde elektro manyetik dalgaların arılar üzerindeki etkisinden bahsediyorduk.
Scientific Reports’ta yayımlanan “Böceklerin 2 ile 120 GHz arasında Radyo Frekanslı Elektromanyetik Alanlara Maruziyeti” adlı çalışmanın sonuçları bu açıdan oldukça aydınlatıcı: “Böceklerin (bal arıları da dahil)4G/5G dağıtımında kullanılacak yüksek frekansları (2GHz’den 120 GHz’e kadar) nasıl absorbe ettiğini inceleyen çalışma; böcekler bu frekanslara maruz kaldığında emilen güçte %3 ila %370 arasında artış gösterdiği sonucuna varmıştır. Daha ilginç bir sonuç da bu frekanslara maruz kalan böceklerin fizyolojisinde ve morfolojisinde frekanslar yüzünden büyük değişiklikler meydana geldiği. Bu çalışma 2018 yılında yapılmış. Peki insanlar üzerinde etkileri ne olacak? Bunun için gerekli önlemler alındı mı? Bundan otuz kırk yıl önce bilim insanları bizlere yatağımızın başını elektrik prizlerinden uzakta bir yere yerleştirmemizi önerirken şimdi neden herkes sus pus? Hiç mi zararı yok bu kadar güçlü bir teknolojinin? Yoksa bizim hayatlarımızın mı hiçbir değeri yok? Bilim insanlarının deney olarak yaptığı çalışmaları onlar proje olarak bizim üzerimizden hayata mı geçiriyorlar? Bu teknolojinin yaratacağı radyasyon alanının ve manyetik alanın sözünü etmek cıs oldu.
Maalesef kitlesel ölümler gerçekleşmedikçe sebep olacağı sağlık sorunlarının hiçbirimiz farkında olamayacağız. Gerçeklerle aramızdaki bağ koptu, koparıldı. Gözleri bağlı, bambaşka bir hayal dünyasında yaşıyoruz hepimiz. Bizleri çoktan "The Matrix"in içine gömdüler. Darısı diğer Hollywood yapımlarının başına mı diyeceğiz? Bu teknolojinin aparatlarıyla bir yandan zihnimizi, benliğimizi ve insanlığımızı çürütürlerken bir yandan da bedensel sağlığımızı elimizden alıyorlar. İnsan sağlığına verdiği zararlar açık yüreklilikle itiraf edilmedikçe ve bu konuda gereken tedbirler alınmadıkça bu teknolojiye güvenebilmemizin imkânsız olması gerekir. Ama ne yazık ki hepimiz bu ağlara anne sevgisine inanır gibi inanıyor ve güveniyoruz. Üstelik de bu teknolojinin altında kimlerin isimlerinin yattığını bile bile… Sevgiler, saygılar…
