DİJİTAL İŞGALE KARŞI!
Şanlıurfa, Siverek; Kahramanmaraş’taki katliamlarda hayatını kaybeden canlarımıza Allahtan rahmet ve ailelerine bağ sağlığı diliyorum. Yaşadıkları tarifsiz acının büyüklüğünü tasavvur etmek mümkün değil. Hayatının büyük bölümünü kara tahta önünde geçirmiş birisi olarak iliklerime kadar keder içindeyim. Ne yazık ki üzülmek, kahrolmak bir şey değiştirmiyor. Siyasetin kadrajından çıkıp top yekun seferberlik halinde olmak zorundayız. Sözlerime kıymet verip yazdıklarımı okuyanlar biliyor, neredeyse her yazımda üzerimize çığ gibi gelmekte olan bu tehlikeye, dijital işgale ve çocuklarımızı dönüştürmek istedikleri şeye değinmeye çalışıyorum. Dijital işgal diyorum; çünkü yapılan edilen aslında tam olarak bu.
Evlerimize ve çocuklarımızın odalarına sızan şey kanlı ellerini gösterdi, bununla da yetinmeyecekleri kesin. Panikledikleri için saygıdeğer anne babalarımızdan bazıları çocuklarını okullarına gönderemediler. Bizde evlat denilince akan sular durur; ama korku duyup çocuklarımızı okula göndermezsek kendi ellerimizle onları sanal dünyanın kucağına itmiş oluruz. Yapılması gereken ilk şey çocuklarımızı bir an önce sosyal ağlardan ve kirli ekranların önünden çekmek. Sanal dünya ve televizyon ekranları parklardan ve sokaklardan daha tehlikeli. Özellikle de sanal dünya. Televizyon dizilerinin vurdulu kırdılı sahnelerinden, bu dizilerde gözlerine sokulan uzun namlulu silahlardan ve bazı programların aile hayatı diye sunduğu rezilliklerden de etkileniyorlar; ama en büyük zararı onlara sosyal ağlar veriyor. Çünkü orada kimlerle karşılaşıp ne yaptıkları hakkında en ufak bir fikrimiz yok. Çoğumuz evlatlarının hangi sitelere girdiğini, kimlerle hangi oyunu oynadığını bilmiyor. Onların nasıl bir dünyayla etkileşim içinde olduklarını takip edecek bilgiye sahip değiliz.
Bu çağda çocuk sahibi olduysak onları elimizden almak isteyenlere karşı gardımızı........
