menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Efes’in durduramadığı 35’likler!

21 0
25.03.2026

Asvel ve Monaco’dan sonra Efes, son 1 aydaki üçüncü yüz kızartıcı mağlubiyetini bu defa Barcelona’dan aldı. Ev sahibinin maça başlayan beşinin (Punter, Satoransky, Clyburn, Vesely ve Shengelia) yaş ortalaması 35’ti. Kenardan gelen yedekler ise (5 isim 16 sayı üretti) 2.sınıf görüntüsündeki oyunculardı. Böyle bir Barcelona karşısında bile Efes, ismine yakışan basketbolu oynayamadı. 3 gün önce kendi sahasında ezeli rakibi R.Madrid’e 95-76 yenilen son yılların en kötü Barcelona’sı, maçı baştan sona önde götürüp lacivert beyazlılara sezonun 23.mağlubiyetini (78-71) yaşattı. Her ne kadar aradaki fark, ikinci yarıda zaman zaman 3 sayıya (55-52, 61-58, 74-71) kadar inse de, disiplinsiz hücum organizasyonları, Laso’nun saçma sapan oyuncu tercihleri ve kötü savunma performansı gibi nedenlerden dolayı temsilcimiz kırılgan yapıdaki ev sahibini yakalayamadı. Maç içinde 14 sayıya kadar çıkan farkın, ikinci yarının büyük bölümünde tek hanelerde seyretmesi, aslında Efes’in performansından ziyade Barcelona’nın yaşlı beşini kenara çekip, yetenekleri sınırlı yedeklerle oynamasının bir sonucuydu.

İlk çeyrekte 0 asist

Barcelona’daki 40 dakika belki heyecan açısından tatminkardı ama oyun kalitesi son derece düşüktü. İki takım da bire bir oyunlarla sayı üretmeye çalıştı. Bu gerçeği istatistiklerde açıkça gösteriyor. Sahadan galibiyetle ayrılıp play-in şansını sürdüren Laprovittola’sız Barça, maçı 13 asist ve 14 top kaybıyla tamamladı. Son 5 maçında 4.mağlubiyetini alan Efes ise 40 dakikalık mücadelede sadece 9 asist yapabildi. İlk çeyreği 0 asistle tamamlayan temsilcimizin ilk sayı pası ikinci çeyrekte gerçekleşti. Düzen içinde hücum edemeyen Efes, savunmada da çok kötüydü. Ev sahibinin 35 yaşındaki 3 kaliteli ismi, Shengelia, Vesely ve Clyburn, maça damgasını vururlarken, takımlarının 78 sayısının 45’ini attılar. Efes savunmasının bu 3 “ihtiyarı” durduracak çözümü üretememesi, kötü bir coach olan Pablo Laso’nun yetersizliğinin bir sonucuydu. Özellikle Shengelia, kritik hücumlarda hem attı (14s) hem de attırdı (3a); onu tek başına savunmaya çalışan Osmani ise çaresiz kaldı. Maçı 21 sayıyla (SA:11/11) bitirip, sahanın en skoreri olan Clyburn de, sezon başından bu yana 3 numarasız oynayan Efes savunmasını yerle bir etti.

Bu kadar kötü bir Barca karşısında bile Efes’in reaksiyon verememesi, tamamen takımın İspanyol coachu Pablo Laso’dan kaynaklanıyor. İspanyol coachun takım içindeki oyuncuların rollerini hala belirleyememiş olması, Efes’in dağınık ve disiplinsiz oyununun en büyük nedeni. Örneğin oyun kurucu pozisyonunda takımın ilk isminin kim olduğu hala belirsiz. Her ne kadar Laso maçlara, Weiler-Babb ile başlasa da, maç içinde eski B.Munih’liyi kenara çekip çoğu zaman unutuyor. Weiler-Babb oynamadığında Saben Lee süre alıyor. Bu iki isim dışında Laso, Dozier ve Şehmus’u da oyun kurucu olarak kullanıyor. Ne var ki Weiler-Babb dışındakiler beklentileri karşılamıyor. Bu sorun doğal olarak takımın hücum performansına yansıyıp, hem sayı hem de asist üretiminin düşük kalmasına neden oluyor (Efes ligin en sayı atan 3 takımından biri). Asist sorunu dışında takımın bir de son maçlarda ribaunt sorunu ortaya çıkmaya başladı. Fransız pivot Poirier’nin yokluğunda Barcelona maçını temsilcimiz 24 ribauntla tamamlarken, bu toplam yaşlı ev sahibinde 34 oldu. Son maçlarda Efesli oyuncular 20 barajının üstüne çıkamıyorlar.

İspanyol coachun deneme tahtasına çevirdiği Efes, maalesef her geçen gün kan kaybetmeye devam ediyor. Koma durumuna sürüklenen bir takım var ortada. İşin ilginci, lacivert beyazlı yönetimin bu kötü gidişat karşısında sessizliğini koruması. Çift maç haftasında perşembe akşamı Efes, İspanya’nın başkentinde çok formda gözüken R.Madrid’e konuk olacak. Laso’nun eski takımı, Laso’nun yeni takımına bir jest yapmazsa, temsilcimiz tarihi bir farkla İstanbul’a dönebilir. Bu dönüş yolculuğu, tarihi bir fark söz konusu olduğunda belki Laso’suz gerçekleşir.


© Fotospor