CİM BOM AVANTAJLI AMA, RAKİBİ ASLA HAFİFE ALMAMAK GEREK!
Ancak rövanş maçında da yüksek motivasyonunu sürdürmesi ve aynı mücadele gücünü sergilemesi şart…
Çünkü futbol sürprizlere son derece açık bir oyun..
İlk maçta da görüldü ki, Galatasaray’ın takım halinde en büyük kozu, ön alan baskısı olsa da..
Juventus gibi çok hızlı kontratak yapabilecek özellikte oyunculara sahip takımlara karşı, ön alan baskısı ciddi risk barındırır...
Bu nedenle ön alan baskısını, dikkati elden bırakmayan bir plan çerçevesinde uygulamazsanız, sonuç maalesef hüsran da olabilir..
Çünkü günümüz futbolunda hızlı karşı atak yapabilen takımlar; ön alan baskısını kırmayı başarırlarsa, rakip savunmayı dengesiz yakalayıp, kolayca pozisyon üretebiliyorlar...
Nitekim ilk yarıda Juventus, orta sahada fazla bir direnç görmeden gerçekleştirdiği iki atağı, golle sonuçlandırmayı başardı..
Ayrıca ön alan baskısı, yüksek enerji gerektirdiği için, 90 dakika boyunca sürdürülebilir bir strateji olmasa da...
Galatasaray Torreira, Sallai, Jakobs, Sara, Barış Alper, Yunus, Osimhen gibi fiziksel açıdan üst seviye oyuncularıyla, maçın büyük bölümünde bu oyun tarzını, sahaya yansıtabiliyor..
Ama yine de topa sahip olunan anlarda, aktif dinlenmeye geçmenin şart olduğunun da altını çizelim...
Çünkü enerjinin verimli kullanılabilmesi adına bu nüans son derece önemli…
Peki bir bütün olarak değerlendirdiğimizde, Galatasaray’ın yumuşak karnı yok mu? Elbette var..
Takım savunmasının ortası, yani Abdülkerim- Davinson Sanchez ikilisi...
Bu ikili aralarına........
