Üç Puandan Öte…
Beşiktaş, Trendyol Süper Lig'in 23. Haftası’nda Göztepe'yi konuk etti. Siyah-Beyazlılar, tribünleri dolduran taraftarının müthiş desteğini arkasına alarak Dolmabahçe’de futbol resitali sundu ve sezonun en etkileyici performanslarından biriyle, ligin güçlü ve dinamik ekiplerinden Göztepe karşısında 4-0’lık net bir galibiyete imza attı.
Avrupa yolunda iki takım adına büyük önem taşıyan bu kritik mücadelede Beşiktaş, dün akşam sadece üç puan almakla kalmadı, oyun gücü, tempo, disiplin ve kazanma arzusu açısından da puan tablosunda bir basamak üstündeki rakibine karşı maç boyunca açık bir üstünlük kurdu ve oyun disiplinini maç boyunca korudu. Maçın ilk düdüğüyle birlikte sahaya karakter koyan Siyah-Beyazlılar, baskılı oyun anlayışını son dakikaya kadar sürdürerek Göztepe’ye nefes aldırmadı. Sarı-Kırmızılılar, bu sezon ilk defa bir karşılaşmada yediği 4 golle, dördüncülüğü Dolmabahçe’de bıraktı.
Uzun zamandır Beşiktaş maçlarını yazarken böylesine keyif almadığımı söylesem yeridir. Dün akşam o özlediğimiz, sabırla beklediğimiz Beşiktaş ruhu, sahanın her yerinde varlığını gösterdi. Haftalardır kaybetmeyen Siyah-Beyazlılar, sonucu merakla beklenen karşılaşmadan rahat bir galibiyetle ayrıldı. Daha da önemlisi, gol yemeden kazandı. Üst sıralara tırmanmak ve sezon sonu hedefine ulaşmak için kazanmak zorunda olduğunun bilinciyle mücadele eden Beşiktaş, bu bilinçle ortaya koyduğu özgüvenli futbolla taraftarını mest etti. Savunmada kusursuza yakın bir performans sergileyen Siyah-Beyazlılar, orta alanda ve hücumda üretkenliği ve bitiriciliğiyle de fark yarattı.
Maçın geneline baktığımızda, uzun bir aradan sonra Beşiktaş’ta aksayan bir bölge ya da oyuncu yoktu. Herkes görevini tam anlamıyla yerine getirdi. Yeni transferlerin olumlu yansıması, sağlam savunma bloğu, merkezde kurulan dinamik oyun ve hızlı hücum organizasyonları… Tüm bunlar bir araya gelince Beşiktaş taraftarına güzel bir akşam yaşattı. Tabii önemli olan bu tablonun bir maçla sınırlı kalmaması ve sezonun geri kalanına yayılması.
Dün akşam bize gösterdi ki, aynı disiplin ve aynı iştah korunursa Siyah-Beyazlılar ligi ve Türkiye Kupası’nı hedeflediği noktada bitirebilecek potansiyele fazlasıyla sahip.
Yeni transferlerin takıma kattığı enerji özellikle maçın başından itibaren hissedildi. Tempoyu yukarı çeken pres anlayışı, hızlı kanat organizasyonlarıyla birleşince, Göztepeliler savunma dengesini kurmakta zorlandı. Beşiktaşlı beklerin, özellikle Amir Murillo'nun hücuma verdiği destek, Olaitan ve Cerny’nin içe kat ederek alan açması ve merkezde Orkun liderliğinde kurulan dinamik, iki yönlü oyun sayesinde Siyah-Beyazlılar hem topa sahip olurken hem de geçişlerde etkili bir görüntü sergiledi. Orta sahadaki hareketlilik, topun yönünü hızlı değiştirme becerisiyle birleşince oyun tek kanada sıkışmadı, böylelikle ortaya zengin bir hücum planı çıktı ve dolayısıyla Beşiktaş golün her türlüsünü attı.
Yeni transferlerden bahsetmişken, sanki tüm takım uzun zamandır bir arada oynuyormuş izlenimi verdi. Uyumları, saha içindeki iletişimleri ve birbirlerini tamamlama biçimleri dikkat çekiciydi. Agbadou güçlü fiziği, tekniği ve oyun kontrolüyle hem hava toplarındaki etkinliği hem de ikili mücadelelerdeki direnciyle kısa sürede Beşiktaş savunmasını toparladı. Zamanlaması, yerinde müdahaleleri ve Emirhan’la uyumu da dikkat çeken başka bir detay oldu.
Hyeon-gyu Oh’a bir parantez açayım. Uzakdoğu enerjisini geldiği günden bu yana takıma süratle katan Güney Koreli oyuncu, Beşiktaş tarihinde ilk 3 maçında da gol atan ilk futbolcu olarak tarihe geçti. Oh’a, tebrikler. Bu arada Hyeon-gyu Oh’un golüne kendisinden sonra en çok sevinen kuşkusuz Sergen Yalçın oldu. Saha kenarında keyiften dizlerinin üstüne çöküp mum gibi eridi resmen.
İki hafta önce ıslıklanan Ersin’in, maç öncesi tribünlere çağrılması da futbolun güzelliklerinden biri. Maç sonu da güzel görüntüler veren Beşiktaşlı oyuncular, taraftarlarla kucaklaşarak Siyah-Beyazlı camianın bütünleştiğini ve inandıklarını gösterdi.
Beşiktaş adına bu galibiyet, sadece bir skor başarısı ya da üç puan değil, aynı zamanda yeniden yükselişe geçtiğinin, hedeflerinden vazgeçmediğinin ve Avrupa iddiasını güçlü şekilde sürdürdüğünün ispatı ve ilanı oldu. Tebrikler Beşiktaş…
