'GÜNÜMÜZDE DON KİŞOT OLMAK MI ? VİCDANLI KALABİLMEK Mİ ?'
Altmış yılı aşkın süredir sporun içindeyim.
Bu uzun yolculukta sporcu oldum, yönetici oldum, teknik kurullarda görev yaptım, sayısız sporcu ve antrenör tanıdım. Başarıların sevincini de yaşadım, haksızlıkların acısını da...Özellikle engelli bireylerin spor yoluyla hayata daha güçlü tutunabilmeleri için yıllarca düşündüm, projeler hazırladım, kurumların kapısını çaldım, raporlar yazdım, çözüm önerileri sundum.
Çoğu zaman karşılığında yalnızca sessizlik buldum.
İnsan, emek verdiği kapıların hiç açılmadığını görünce ister istemez kendini sorguluyor.
Acaba ben de Cervantes'in ölümsüz kahramanı Don Kişot gibi, dünyayı olduğu gibi değil, olmasını istediğim gibi gören bir idealist miyim?
Belki de evet...
Ama bugün anlıyorum ki Don Kişot'u yalnızca "gerçeklerden kopmuş bir hayalperest" olarak görmek büyük bir haksızlıktır.
O, haksızlık karşısında susmayan insanın sembolüdür.
Bugün dünyanın daha adil olmasını isteyen herkesin içinde biraz Don Kişot vardır.
Ne var ki hayat bana başka bir gerçeği de öğretti.
İdealizm, gerçekçilikten tamamen koparsa insanı yalnızlaştırabilir.
Haklı olmak ile etkili olmak aynı şey değildir.
........
