Şehrin çiçeği burnunda İtalyanı
İtalyan mutfağının olmazsa olmazları, iyi malzeme, doğru teknik ve zanaatkâr ruh, bu sefer bir İstanbul sofrasında karşımıza çıkıyor. Hem de ne çıkmak… Boğaz manzarasının en çarpıcı silüetlerine karşı konumlanan Lucente her tabakta farklı bir iz bırakıyor. İtalyan mutfağının önemli referanslarından Artusi’nin manifestosunu kılavuz alan Lucente’nin mutfağının temelinde malzemeyi anlamak, ona saygı duymak ve doğru teknikle işlemek var. Lucente’nin menüsünde yer alan taze makarna, pizza ve dondurma İtalyan mutfağının en sade ve en gerçek halini sunuyor.
Masaya gelen tüm makarna çeşitleri ana mutfakta el emeğiyle hazırlanıyor. Zaten restoranın hemen girişinde yer alan bu bölüm, restorana adım attığınızda sizi ister istemez bir süre oyalıyor. Az sonra masanıza gelecek makarnaların hazırlanışını izlemek ayrı bir zevk. İtalyan ve yerli unların en iyileri kullanılarak ve taze yumurta ilave edilerek hazırlanan her makarna sosuyla birlikte bir başyapıta dönüşüyor. Şahsen benim deneyimlediğim Akdeniz bottargası ile spaghetti böyle bir lezzetti.
Hemen belirteyim, menünün omurgasını oluşturan taze makarnalar İtalyan taze makarnacılık zanaatının en önemli temsilcilerinden Tony Gamberoni ile gerçekleşen çalışmaların sonucu. Gamberoni, Şef Aykut Doğanok yönetimindeki ekiple mutfağa girmiş ve onlara işin inceliklerini göstermiş.
İşte bu yüzden Lucente’ye gittiğinizde gluten........
