Kayıtsızlık Çağı
İyi nedir, kötü kimdir? İyi, kötü olmayan; kötü de iyi olmayan şeklinde cevaplanabilir belki. Zıtlık, tanımlamayı da belirler çoğu zaman. Ancak bu başlıkta zıtlık kavramsal açıdan tanımlama gücüne sahip olsa da gerçekte mesele pek böyle anlaşılamaz. Zira somut biçimde kötülük yapmayana iyi diyemeyiz. İyilik için, "yapmamak"tan çok "yapmak" sonucu belirler. Çünkü çoğu zaman eylemsizlik, yapmamak, etmemek; kötülüğe meşruiyet sağlayan, onu tahkim eden, rıza oluşturan bir boşluk yaratır. Bu boşluk, kötülüğün cüreti ile dolar. Dolayısıyla iyilik de yapmayan, kötülük de yapmayan; kendi kişisel çıkarları dışında hiçbir biçimde varlık göstermeyen tarafsız kalabalıklar, "iyi" sıfatını kullanamazlar.
Burada "kalabalıklar" denilirken pek tabii homojen bir yapıdan söz edilemez. Farklı özellikler, farklı şartlar, inanç ve kültürel dokular olsa da ortak bir noktada birleştiricilikten söz edilebilir. O da, özellikle son zamanlarda belirginleşen; geleneksel olan ne varsa değersiz gören, salt bireysel haz, konfor ve güvenlik açısından hayatı anlayan insanların oluşturduğu kalabalıklardır.
İyi-kötü kavramı üzerine tanım yapmamış, bu başlıkta eylem ve söylem üretmemiş ne bir inanç, ne bir ideoloji, ne bir felsefi düşünce vardır. Hepsi aynı noktada buluşamasa bile, kabaca ortaklaştıkları başlıklar vardır. İnsanlık tarihi, iyi ile kötünün mücadelesi biçiminde geçmiştir. Bu mücadelede kötü, hiçbir zaman “Biz kötüyüz ve kazanacağız!” diye kendisini ifade etmemiştir. Taraflar, kendilerini her zaman haklılık, meşruiyet ve iyilik üzerinden ifade etmiştir. Ancak insanlığın maşeri vicdanı, sonunda iyiler ve kötüler konusunda genel olarak doğru hükümler vermiştir. Tabii bu hükümler de zaman, şart, kültür başlıkları açısından tartışmaya açıktır. Zira bu tanrısal bir hüküm değildir.
Mesele haklılık ve meşruiyet olunca, çoğunluk kötünün safında yer alır. Çoğunluk savaşları başlatmaz, adaletsizlik yapmaz, sömürmez, zulmetmez. Ancak takındığı tavırla, cüretkâr kötülük karşısında daima sessiz ve umursamazdır. Özellikle modern zamanlarda bireyselliğin ön plana çıktığı, cemiyet, toplum, insanlık kavramlarının çözülmeye başladığı gerçeği dikkate alınırsa, meselenin mahiyeti daha iyi........
