menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Almanya-Çin ilişkilerinde ‘zorunlu partnerlik’ mi?

28 0
27.02.2026

İki hafta önce Münih Güvenlik Konferansında ABD’ye esip yağan Almanya Başbakanı Friedrich Merz, bu hafta “ABD’nin baş düşman” ilan ettiği Çin’i ziyaret etti. Alman ekonomisi için ihracatta ABD, ithalatta Çin’in oldukça önemli hale geldiği bu dönemde, durgunluğun aşılabilmesi adına iki ülkeyle ilişkilerin dengede tutarak sürdürülmesi için Merz’in adeta cambaz olması gerekiyor. Dengede kalmayı başarmaması durumda, zaten çok sınırlı bir büyüme gösteren Alman ekonomisinin tepe taklak olması kaçınılmaz. Hem Merz hem de ev sahibi Çin Devlet Başkanı Şi Cinping bunun farkında.

Önce Çin Başbakanı Li Qiang ile görüşen Merz, çarşamba günü Şi ile Pekin’de bir araya geldi. ABD’nin ekonomik baskısı altında olan iki ülke, bu baskıyı aşmak için “kapsamlı zorunlu partnerliğe” adeta mecbur. Merz’in ziyaret sırasında sarf ettiği “Bizler dünyanın en büyük üç sanayi ülkesinden ikisiyiz. Bu büyük bir sorumluluk, ama aynı zamanda büyük bir fırsat” şeklindeki sözleri, partnerliğe önem verdiğini gösteriyor. Ekonomik ilişkiler bakımından Çin, 2025’te yeniden Almanya’nın en büyük partneri oldu. 2025’te her iki ülke arasındaki toplam ticaret hacmi 252 milyar avroya çıktı. Hacim çok büyük. Ancak Almanya’nın verdiği açık da fazla: Yaklaşık 90 milyar avro.

Dünyanın ikinci ve üçüncü büyük ekonomilerinin ayakta kalmak için birbirine yaslanması durumunda ABD’nin ilan ettiği gümrük vergilerinin bir bölümünü aşmanın kolaylaşacağı, doların hükümranlığının daha da sarsılacağı ortada. Çin’i “baş düşman” ilan eden ABD ve lideri Trump ise NATO’dan başlayarak bütün müttefiklerinin Çin’e karşı aynı tutumu takınmasını istiyor. Yani müttefiklerin her bakımdan Çin’den........

© Evrensel