Yargının çöktürülmesinde örtüşmeler
Siyasal iktidar, muhalefeti susturmak için yargı mekanizmalarını kullanmaya, hız kesmeden devam ediyor. Geçtiğimiz hafta yaşanan yeni gözaltılar yargının siyasetteki rolünün yakın gelecekte azalmayacağını ispatlıyor.
Geçen hafta bu köşede yargı kararlarının yürütme tarafından şekillendirildiği Türkiye ve Hindistan’daki biçimselliğin ve reform söyleminin yoğunluğuna dikkat çekmiştik. Bugün, bu iki örnekte, yargının çöktürülme aşamalarındaki örtüşmelerin altını çizmek istiyoruz.
Hindistan’da yargının çöktürülme aşamaları
2014 yılından bu yana iktidarda olan Narendra Modi yönetimi, Hindistan’ı ekonomik atılımlar ile teknolojik yenilikleri aynı potada eriten, farklı etnik ve dinsel kimliklere saygılı bir ülke olarak tanıtmaya gayret gösterdi. Ancak bu cilalı imajın ardında, muhaliflerin etkisizleştirildiği, haklarını talep eden dinsel ve etnik azınlıkların şiddetle bastırıldığı, demokrasinin adım adım geriletildiği başka bir durum yaşanmaktaydı.
Modi liderliğindeki sağcı-ırkçı Hindistan Halk Partisi (Bharatiya Janata Party-BJP), Hindistan inanç haritasını Hindu dinine indirgeyen ve farklılıkları yok sayan Hindutva ideolojisi doğrultusunda bir politikayı hayata geçirdi. Bu süreçte başta Müslümanlar olmak üzere dinsel azınlık üyeleri ve kast sisteminin en dibinde yer alanlara amansızca saldırıldı.
Bu durumu eleştiren gazeteci, akademisyen ve siyasetçilerin sosyal medya hesaplarına erişim engeli getirildi, evleri basıldı ve hapse atıldılar. Muhalif siyasetçiler hakkında dedikodular çıkarıldı. Muhalif partilerin banka hesapları dondurularak faaliyetleri engellendi.
Toplumsal yaşamın tamamı bu atmosferden payını almış olsa da en yıkıcı saldırılar hukuk alanında gerçekleştirildi. Ülkenin güçlü yargı geleneği adım adım aşındırıldı.
Mevcut yasalar ihtiyaca göre yeniden yorumlandı
İlk aşamada yıllardır başvurulmayan, neredeyse unutulmuş yasalar uygulanmaya başlandı. Örneğin, İngiliz sömürge yönetimince 1860’ta yürürlüğe konulan ceza yasasının maddeleri özünden uzaklaştırılarak kullanıldı. Azınlık mensubu insan hakları aktivistleri “farklı dini gruplar arasında düşmanlığı teşvik........
