Çayda sömürüye son
Dünya nüfusunun yarısının günlük ritüeli olan çayın, sudan sonra en çok tüketilen sıvı olduğu belirtiliyor. Dünya yaş çay üretimi 32.2 milyon ton. Kuru çay üretimi ise yaklaşık 7 milyon ton. Kuru çay üretiminde 3.3 milyon tonla Çin birinciyken, 1.4 milyon tonla Hindistan ikinci. Kenya 535 bin ton, Srilanka 251 bin ton ve beşinci sırada yer alan Türkiye ortalama 250 bin ton üretiyor. Yılda 3 milyon ton çay tüketen Çin ve 1.2 milyon ton çay tüketen Hindistan’dan sonra Türkiye 250 bin tonla üçüncü sırada. Sıralama 247 bin ton Pakistan ve 132 bin ton Rusya diye devam ediyor.
Dünya çay ihracatının yüzde 70’ini (1.4 milyon tonu) Kenya, Çin, Sri Lanka ve Hindistan yaparken, sıralama listesinde Türkiye 5 bin 400 tonla ancak yirmi yedinci sırada yer alıyor. Yerli milli hamasetiyle yıllardır halktan oy alan AKP’nin iktidarda olduğu 2021’de yaklaşık 25 bin, 2024’te 17 bin 400 ton, 2025’te ise yaklaşık 16 bin ton çay ithal edildi. Çayın başkenti Rize, çay ithalatının da başkenti oldu. TÜİK verilerine göre 2024 yılında çay ihracatından 27 milyon dolar kazanılırken ithalatına ise 35.5 milyon dolar harcandı. Çayda da ülkeyi ithalatçı yaptılar.
Ülkemizde Giresun’undan Sarp Sınır Kapısı’na kadar, Karadeniz sahil yolunda gözünüzün alabildiği her yerde yemyeşil çaylıklar ve aralıklarla serpiştirilmiş çay fabrikaları sıralanıp gider. Giresun, Trabzon, Rize, Artvin illerinde 810 dekar alanda, 208 bin çay üreticisi, 1.4 milyon ton yaş çay üretiyor. 187 çay farikasının 138’i özel çay şirketlerine ait. ÇAYKUR’un sadece 49 fabrikası var. Saray iktidarı, her yıl yaş çay alım fiyatı açıklıyor. Açıklanan bu fiyat ÇAYKUR’un alım fiyatı olurken, ÇAYKUR kota-kontenjan diyerek ülkede üretilen çayın yarısını bile almıyor. Özel çay şirketleri bu fırsatı değerlendirerek üretilen çayın yarıdan fazlasını hem de düşük fiyat dayatarak alıp, kârına kâr katıyor.
Ülke çay üreticisinin çayını alırken nazlanarak........
