menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Zemini nesnel: Dolandırıcılık yüzde 190 arttı

21 0
07.04.2026

Adalet Bakanlığı, 2025 yılına ait “adalet istatistiklerini” yayımladı. Adalet Bakanlığı bünyesindeki Adli Sicil İstatistik Genel Müdürlüğünün her yıl yayımladığı “adalet istatistikleri”nde “dolandırıcılık” suçundaki artışın süreklileşmesi dikkat çekici.

Ceza mahkemelerindeki suç türlerine göre (kasten öldürme, kasten yaralama, cinsel saldırı, hırsızlık gibi) açılan dosya endekslerinde dolandırıcılık suçu 2021-2025 yılları arasında 5 kat artarak en çok oransal artış gösteren suç olma özelliğini taşıyor:

2021’den 2022’ye yüzde 41,

2022’den 2023’e yüzde 25,

2023’ten 2024’e yüzde 41

2024’ten 2025’e yüzde 18 oranında arttı.

Raporda dikkat çeken olgulardan bir tanesi, 2024 yılından 2025 yılına suç türlerine açılan dosya endekslerinde azalma gözlemlenirken, sadece “dolandırıcılık / TCK 157-159” suçu (yüzde 18) ile “uyuşturucu veya uyarıcı madde imal ve ticareti / TCK 188” (yüzde 11) suçu dosya endeksinin yükselmesi.

2025 yılında açılan 158 bin 454 dolandırıcılık dosyasında 126 bin 746 sanık yargılandı. 94 bin 775 dosyada 137 bin 432 mahkumiyet kararı verildi.

2024 yılında açılan 169 bin 190 dolandırıcılık dosyasında 113 bin 480 sanık yargılandı. 68 bin 884 dosyada 45 bin 411 mahkumiyet kararı verildi.

2023 yılında dosya sayısı 119 bin 922, sanık sayısı 86 bin 939 iken, 46 bin 361 dosyada 33 bin 799 mahkumiyet kararı verildi.

2022 yılı ve öncesindeki raporlarda dolandırıcılık suçu “mal varlığına karşı suçlar” kapsamında hırsızlık, mala zarar verme, yağma, gibi suçlarla birlikte değerlendirildiği için detaylı bilgiye ulaşmak zor. Ancak 2022 yılında ceza mahkemelerinde en çok açılan suç dosyası endeks sayısı 258 ile dolandırıcılık suçuna ait.

Dolandırıcılık suçunun son dört yılda yüzde 190 oranında artması ve buna paralel suçun olağanlaşma eğilimi, Türkiye’deki sınıf eşitsizliğinin günbegün derinleşme eğiliminin, yoksulluk şartlarının ağırlaşmasının sonuçlarından bir tanesi.

World Inequality Database’in 2026 yılı “küresel eşitsizlik raporu”na göre Türkiye’de en yüksek gelir grubuna mensup yüzde 10’luk zengin kesim toplam gelirin yüzde 53.3’ünü elde ederken, en düşük gelir grubuna mensup yüzde 50’lik kesimin payı sadece yüzde 15.2. En üst yüzde 10 ile en alt yüzde 50 arasındaki gelir farkı, 2014 ile 2024 yılları arasında 32’den 35’e önemli ölçüde arttı.

Nüfusun büyük bölümünün kalıcı sefalete itildiği; düşük ücret politikasına ilaveten ücretlerin asgari ücrete dönüştüğü; bekar bir çalışanın aylık yaşama maliyetinin 50 bin liraya, dört kişilik bir ailenin açlık sınırın 32 bin liraya ulaştığı; her 10 çocuktan 4’ünün yoksul olduğu; geniş tanımlı işsiz sayısının 12 milyon olduğu; temel kamu hizmetlerinin piyasalaştığı; sosyal güvenlik ve koruma mekanizmalarının güçsüzleştiği bir ortamda insanların geleceğe dair umutlarının ve beklentilerinin zayıflaması kaçınılmaz. İşsizlik, düşük ücret, ücretsiz ve nitelikli kamu hizmetlerine erişemeyenler çıkar yol arayışını hızlandırır.

Sosyoekonomik koşullarını iyileştirmek isteyenler, aldığı ücretle geçinemeyenler yoksulluk halkasını gevşetmek ya da kırmak amacıyla suç örgütlerinin kontrolündeki “Hızlı ve kolay para kazanma” tuzaklarına biraz daha hızla itilir. Veya suç örgütleri kimlik ve tapu dolandırıcılığı, internet ve kredi kartı dolandırıcılığı, oltalama (phishing), kapora dolandırıcılığı, dini inanç ve duyguların istismarı, sahte belge düzenleme ve ihbarcılık gibi kriminal tekniklerle insanların mal varlığını haksız bir şekilde ele geçirmeye veya çıkar sağlamaya çalışır.

Dolandırıcılık suçunun toplumsal yapının kılcal damarlarında bu denli yaygınlaşmasını “toplumsal çürüme”, “ahlaki erozyon”, “sosyal yozlaşma” gibi etik-politik gerekçelerle açıklamak, suçu üreten nesnel zemini yok sayarak, suçu sadece bireylerden ibaret münferit cürümlere dönüştürür.

Willem Bonger, “Criminality and Economic Conditions” adlı kitabında kapitalist toplumda sınıf çatışmasının çıkar çatışmasına dönüştürülmesinden bahseder. Kapitalizmin yarattığı sınıf eşitsizliğinden kurtulmak isteyenler ile bu eşitsizliği (sınıf çelişkisini) çıkar odaklı hale getirerek suça dönüştürenler aynı toplumsal yapıda yer alan gruplardır. Suç örgütleri tarafından “Daha fazla para kazanma”, “Daha hızlı zengin olma”, “Daha iyi yaşam arzusu” adı altında sunulan ve kurulan mekanizmalar, yoksulluk koşullarındaki milyonlarca insanın umutlarının metalaşmasının başka bir ifadesidir.

Dolandırıcılık S Dosya Endeksi Artış Oranları

Diğer suçlar azalırken endeksi artan iki suçtan biri.

5 kat artışla en çok yükselen suç türü.


© Evrensel