Dinin dostlukta-ayrımcılıkta, eşitlikte-eşitsizlikte, NATO’da, Madımak’ta yeri nedir?
Madımak tüm yakıcılığı ve karanlığı ile duruyor.
Ankara’da NATO toplantısı var.
İkisi arasında bir bağ var mı, Türkiye’nin NATO üyeliği ile Maraş’ta Sivas’ta yaşananlar arasında bir bağ var mı? Yoksa tümden farklı konular mı?
Madımak, tarih boyunca nice din çatışmaları, Pers-Roma-Yunan seferleri, Haçlı seferleri veya dini fetihler, Maraş, Madımak, İrlanda ve daha nicesi…. Her biri kendi başına ayrı ayrı fenomenler mi, olaylar mı, yoksa sonuçta bunların hepsi din mezhep kaynaklı mı, belirlenimleri aynı mı?
Hristiyanlar Müslümanlara veya Müslümanlar Hıristiyanlara mı saldırdı, Sami dinleri Uzak Doğu dinlerine veya Uzak Doğu dinleri Sami dinlerine mi saldırıyor, Katolikler Protestanları veya Protestanlar Katolikleri mi yok sayıyor? Sünni-Şii-Alevi ayrışması, Filistin’de İsrail’de Yahudi Müslüman ayrışması, yakın coğrafyamızda Milli Görüş, Müslüman Kardeşler, Süleymancılar, Nurcular, F. Gülen, Hizbullah, IŞİD ve çeşitli dini hareketler… bunların benzeşen ve ayrışan yönleri neler?
Yeşil Kuşak Projesi ile “Gladio”, bunlarla Vatikan, NATO, CIA, MI6, MİT, 12 Eylül darbesi, Sovyetlerin dağılması vb. arasında bir bağ var mıydı, 1968’de, 78’de, 80’de, 90’larda, Maraş’ta Sivas’ta… şu an yaşadıklarımızda arada bir etki bağ var mı?
Hepsi ile birlikte ana soru şöyle belirginleştirilebilir: Din ve mezhep inancının ve mensubiyetinin toplumsal yapılanmada, eşitlik ve eşitsizliklerde, dostluk ve düşmanlıklarda yeri nedir?
1)Din ve mezheplerin ayrımcılıklara karşı olduğu, beraberlik sağladığı savı
Dini içerden savunanlar dinin hem kişiyi daha dengeli hale getirdiği hem de ortak bir anlayış sağlayarak toplumsallaştırdığı, ön yargı ve ayrımcılıkların özden değil farklı eğilimlerden veya dışsal etkilerden kaynaklandığı savında bulunuyor.
2)Din ile ön yargı, ayrımcılık, düşmanlık arasında doğrudan bağ olmadığı savı
a)Dini kutsal inançlara bireysel olarak sahip olmak herhangi bir ön yargıya, ayrımcılığa, düşmanlığa sebep olmaz, bu kişinin dini inançlarından değil daha farklı eğilimlerinden veya dışsal süreçlerden kaynaklanır, dini inançların bunda payı sıfıra yakındır.
b)Aynı savı topluluk düzeyinde hatırlarsak, topluluğun dini inançlarının ön yargıları, ayrımcılıkları, düşmanlıkları ile bir bağı yoktur, bu ilişki sıfıra yakındır.
İlk iki sav, her dinin daha en başından bir sistemli inanç önermeleri olup olmadığı, bu amentüye inanmayanların konumunun ne olduğu konusunda içsel çelişki taşıyor. Kötülük ve günah konuları da bu içsel çelişkiler arasında yer alıyor.
3) Din ile ön yargı, ayrımcılık, düşmanlık arasında içsel bağ olduğu savı
İlk iki sava tümden karşıt veya çelişik sav ön yargı, ayrımcılık, düşmanlıklarla dini inancın sembiyotik içsel bir bağı olduğu, bunun insanlara ve olaylara bakışta “ikili” bir ayrışmayı kendi içsel bakış tarzında barındırdığı, “dini inançlı-dini inançsız” şeklinde bir anlamlandırmanın dinlerin/mezheplerin özünden esasından olduğu veya ön yargılı, ayrımcı bakışı iç anlayışı........
