Buhara’da Cedit Hareketi
Türkistan’da Türk Düşüncesinin İzlerini Sürerken – 17
Zevkle okuduğunuz ve merakla beklediğiniz, Ahmet Saygı’nın Buhara’dan gönderdiği son mektubu da elime ulaştı, değerli okuyucular… Saygı’nın mektubu şöyle:
“Buhara ziyaretimizin sonuna geldik artık başkanım. Buhara’ya geldiğim ilk günden itibaren hep düşündüğüm ve izlerini aradığım, Buhara’daki Cedit Hareketi ile ilgili değerlendirmelerimi son güne bıraktım. Gruptan ayrıldım. Üç gündür birlikte gezdiğimiz şehir merkezini bu defa yalnız dolaşmaya, Ceditçilerin eğitim faaliyetlerini yürüttükleri medreseleri görmeye koyuldum. Bunların bir kısmı bugün otel olarak işletiliyor.
Özbekistan’a gelmeden önce yaptığım okumalar aklıma geliyor. On dokuzuncu yüzyılın sonları ile yirminci yüzyılın başlarında Buhara’da görülen Cedit Hareketi, hiç şüphesiz önce Kazan Tatarları arasında filizlenen ıslahat düşüncesinden, ardından da Bahçesaray’da Kırımlı İsmail Gaspıralı’nın geliştirdiği Usûl-i Cedid eğitim anlayışından beslenmiştir. Bu anlayışın temel hedefi, eğitim yoluyla Türk-İslam dünyasının yeniden güç kazanması ve insanlığa daha fazla katkı sunabilmesidir.
Önceki mektuplarımda da kısaca değindiğim gibi, Ceditçi düşünce; yeni bir medeniyet tasavvuru ortaya koymayı, varlığı yeniden anlamlandırmayı ve Türk........
