Kelimelerden Önceki İz
Mağaranın kurumuş, cansız bedeni esnercesine aralandı… Bir çift küçük ayak o aralıktan içeri girmek üzereyken şiddetli bir rüzgâr onu savururcasına geçip karanlığın nefesine karıştı.
Ne de olsa insandan önce doğa vardı. Belki de eşiklerden girme önceliği hep ona aitti.
Karanlık hiç bu kadar güvenilir olmamıştı. Rüzgârın uğultusu, duyularına usulca karışarak çocuğu duvara yasladı.
Çocuk bunun adını bilmiyordu. Belki de henüz hiçbir duyguya isim verilmemişti. Yalnızca rüzgâr vardı. Ve insanın, kendinden çok daha eski bir sessizliğe usulca boyun eğişi.
Doğanın izi her yerdeydi.
Çocuk ilk kez sessizliği dinledi. Sessizlikte........
