Meğer kendimize kötülük yapıyormuşuz!
Mayıs ayının şu güzel günlerinde evlerde hummalı bir telaş var: Kışlıklar kalkıyor, yazlıklar çıkıyor. Ama o dolapların kapakları açıldığında hepimiz aynı gizli suçluluk duygusuyla yüzleşiyoruz. Bir kenarda duran, rengi solmuş, iki beden küçük gelen ya da aslında hiç sevmediğimiz o kıyafetler… Tam el herhalde çöpe ya da geri dönüşüm kutusuna gidecekken o tanıdık ses fısıldıyor: "Atma atma, evde giyersin."
Peki, gerçekten giyiyor muyuz? Yoksa o "evde giyerim"cilik, aslında hayatımızdaki fazlalıklardan, eski yüklerden kopamadığımızın bir kanıtı mı?
Japonların Sadeleşme Sırrı: Danshari
Doğu felsefesi, bizim o tıka basa dolu dolaplarımıza bakıp çok önceden teşhisi koymuş. Japonların "Danshari" adını verdiği müthiş bir felsefe var. Üç heceden oluşuyor ve hayatı hafifletmenin formülünü veriyor:
Dan (Reddet): Hayatına gereksiz şeylerin girmesine izin verme.
Sha (At/Ayrıl): Evinde yer kaplayan, sana artık hizmet etmeyen fazlalıkları fırlatıp at.
Ri (Özgürleş): Eşyalara olan o hastalıklı bağlılıktan ve bağımlılıktan kop.
Dünyaca........
