Kurallar olmasaydı kim olurduk?
Modern insan, binlerce yıllık kanunların, teknolojinin ve şehir hayatının kendisini "terbiye ettiğine" inanmaktan büyük bir güven duyar. Oysa William Golding’in Sineklerin Tanrısı ile yüzümüze vurduğu asıl gerçek çok daha tekinsizdir: İnsan, özünde iyi midir, yoksa ahlak ve düzen sadece dışsal bir zorunluluk mudur?
Kitabın ana omurgasını oluşturan çatışma, kurgusal bir adanın sınırlarını aşarak doğrudan bugünün toplumlarına uzanır. İnsanoğlu, üzerinde denetim mekanizması, ceza, yargı veya ayıplanma baskısı hissetmediği anda neye dönüşür?
Uygarlık dediğimiz........
