Eskişehirli gençler o hastalığın pençesinde!
Eskişehir’de genç olmak artık bir ruh hali değil, bir yük. Üstelik bu yük yalnızca 20’li yaşların başındaki gençlerin omzunda değil; 30’unu geçmiş, hâlâ “bir şeyler kurmaya çalışan” herkes aynı karanlık duygunun içinde debeleniyor: Umutsuzluk…
Sokakta, kafede, evde, işte… Kiminle konuşsanız sohbetin sonu aynı yere çıkıyor.
“Ne yapacağız?”
“Para yok.”
“İş yok.”
“Gelecek yok.”
Bu cümleler artık bir şikâyet değil, geçmeyecek bir hastalığın ayak sesleri…
Gençler hayal kurmuyor artık. Hayal kurmak lüks oldu çünkü. Onun yerine hesap yapıyorlar. Daha 22 yaşında biri “Nasıl para kazanırım?”, “Nasıl iş kurarım?”, “Bu şehirde nasıl tutunurum?” diye düşünüyor.
Halbuki o yaşlarda insanın derdi biraz da kaybolmak, keşfetmek, hata yapmak olmalıydı.
Ama burada mesele sadece gençler değil. Mesele, onları sıkıştıran sistem.
........
