BABAM
Babam benim doğum belgeme imza attı.
Hayata attığım ilk resmi adımda onun adı vardı; benim varlığım, onun kaleminden çıkan bir imzayla dünyaya kaydedildi.
Ben ise yıllar sonra onun ölüm belgesine imza attım. Bu kez kalem elimdeydi ama elim titriyordu. Bir zamanlar beni hayata kabul eden o imzanın karşılığında, ben onu hayattan uğurlayan imzayı atıyordum.
Hayat bazen bir imza kadar kısa, bir ömür kadar ağır olabiliyormuş.
Babam benim kulağıma ilk ezanımı okudu.
Daha ne dünya nedir biliyordum ne zaman…
Ama onun sesiyle başladım hayata. Sesindeki huzur, güven ve merhamet belki de ilk öğrendiğim duygulardı. Ben ise onun ardından okunan selayı dinledim.
Aynı gökyüzünün altında, bu kez ayrılığı haber veren bir ses yankılanıyordu.
Bir zamanlar beni dünyaya çağıran ses, şimdi onu sonsuzluğa uğurluyordu.
Babam benim ilk yürüyüşümde elimden tuttu. Düşmeyeyim diye yavaşladı, korkmayayım diye gülümsedi.
Ben adım atmayı ondan öğrendim; cesareti,........
