menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

MUTE GAZVESİ VE HALİD B. VELİD

19 0
03.07.2026

Allah Resulü (s.a.v), Haris b. Umeyr’i öldüren Gassan Emiri Şurahbil’e gereken dersi vermek üzere ordunun başına geçecek emir için ashabına şu duyuruda bulunur:

-Ey ashabım! Biliniz ki Mute seferi için başınıza Zeyd bin Harise’yi emir olarak tayin ediyorum.

Evet, bu duyuru yapıldı yapılmasına ama bu arada Cafer b. Ebî Talip’in de üzgün bir hale büründüğü gözlerden kaçmaz. Nitekim dayanamayıp memnuniyetsizliğini şöyle dile getirir:

-Ya Resulullah! Doğrusu Zeyd’i emir yapacağınızı hiç düşünmemiştim.

Allah’ın Habibi (s.a.v) bunun üzerine şöyle beyan buyurur;

-Ey Cafer b. Ebî Talip! Şunu iyi bilesin ki; kimin hakkında neyin doğru, neyin yanlış olduğunu Allah bilir. Sen gönlünü ferah tut, niyet hayır akıbet hayır olur elbet.

Derken Resulullah (s.a.v), Mute gazası için gerekli hazırlıklara hız verdikten sonra ashabına sefer öncesi şu uyarılarda bulunur:

-Ey ashabım! Olur ya, şayet savaş anında başınızdaki Zeyd şehit düşerse onun yerine komutan olarak Cafer geçiversin. Şayet Cafer’de şehit düşerse yerine komutan olarak Abdullah b. Revaha geçsin. Abdullah’da şehit düşerse bu durumda kendi aranızda istişare ederek hakkında karar kılacağınız ismi başınıza emir tayin ediniz.

Böylece Ashab-ı kiram, Allah Resulünün uyarılarını dikkate alarak yola revan olup kendilerinden sayıca kat be kat üstün 150 bin kişilik orduyla gaza etmek üzere karşı karşıya gelmiş olur. Kıyasıya başlayan savaşın daha başlangıcında Zeyd b. Harise düşman cephesinden atılan mızrakla can evinden vurulup toprağın bağrına şehit düşüverir. Böylece bu durumda sancağı Cafer b. Ebî Talip devr alır. Fakat o da bir süre sonra aldığı kılıç darbesiyle şehit düştüğünde bu kez sancağı Abdullah b. Revaha devr alır. Ardından yine çok bir zaman geçmeden o da şehadete erdiğinde bu kez yere düşmekte olan sancağı Sabit b. Ekrem eline alıp etrafındaki arkadaşlarına başa geçecek ismi belirlemek için şöyle istişare eder:

-Ey arkadaşlar sorarım sizlere, Halid’i komutan olarak kabul ediyor musunuz?

Arkadaşları cevaben hep bir ağızdan:

-Evet, kabul ediyoruz derler.

Böylece Allah Resulünün sefer öncesi verdiği talimatların gereği yerine getirilmiş olarak maksat hâsıl olur da. Hem kaldı ki, Allah Resulü (s.a.v) verdiği talimatıyla istişare........

© Enpolitik