menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

2026’da Türk Müziğinde Değişen Bir Şey Oldu mu?..(1)

51 0
12.03.2026

Artık, 2026 Türkiye’sinde, 100’e yaklaşan müzik eğitimi kurumlarından mezun olanların olaylara, Çok Sesli Müzik-Türk Müziği zıtlaşmasına daha objektif baktıklarını, araştırmaya önem verdiklerini, her iki müziğinde birbirine ihtiyaçlarının olduğunu fark ettiklerini görmek, bizlere esenlik vermektedir. Yapılan bitirme ödevleri, yüksek lisans ve doktora/sanatta yeterlik tezleri, makaleler, kitaplar, yapılan besteler, metot çalışmaları bilimsellik yolunda çok olumludur. Yine günümüz Türkiye’sinde mevcut olan 105 adet Anadolu Güzel Sanatlar Liseleri de önemli bir açığı kapatmaktadır. YÖK sayesinde “müzik” bilimsellik yolunda hızla ilerlemekte, akademisyenler unvan almakta, ancak Türk müziğinde hâlâ netleştirilmeyen konularla sorunlar yeni kuşaklara aktarılmaktadır. Bunları şöyle sıralayabiliriz; 

1. Çalgıların standardizasyonunda, Konservatuvarlar Çalgı Yapım Bölümleri açıldığı hâlde, ülke çapında bir anlayış beraberliği sağlanamamıştır. Bölümler eğitim içinde tıkanıp kalmış, bölgeye ve alana hükmetmeyi başaramamıştır. Bu şekilde bölümlerde yapılan çok önemli çalışmalar kapalı kalmakta, hedefine ulaşamamaktadır.

2. Müzikte uygulamayı destekleyen ses sistemi teorileri konusunda da tartışmalar devam etmektedir. Her ne kadar 24 komalı sistem Türk Sanat Müziği’nde kabul görse de Türk Halk Müziği’nde (THM) 17’li sistem üzerinde devam etmektedir. Bu konuda, 30 yıldır İstanbul Türk Müziği (Günleri) Festivali içinde, farklı konularda düzenlediğimiz sempozyumlarda ve İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuarı (Mart 2008), “Türk Müziğinde Uygulama-Kuram Sorunları Ve Çözümleri Uluslararası Kongresi”nde müzik alanı üzerinde çalışan bilim insanlarını buluşturmayı, konuşturmayı-tartıştırmayı hedeflemiştik. Ancak, bildiriler sadece basılı bildiriler kitabında kalmakta, kimse tarafından ciddiyetle okunmamaktadır........

© Enpolitik