menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Savaş, Hürmüz’e kilitlendi: Ateşkes mi, zaman kazanmak mı?

73 0
26.03.2026

Ortadoğu’daki savaş hem coğrafi olarak, hem de stratejik açıdan yoğunlaşıyor. Savaşta son durum, tüm hatların tek bir noktaya, Hürmüz Boğazı’na kilitlendiğini gösteriyor.

Küresel enerji akışının kalbi olan bu dar geçit, artık sadece bir ticaret yolu değil; askeri kontrol, ekonomik baskı ve diplomatik manevraların kesiştiği bir güç sahasına dönüşmüş durumda.

ABD Başkanı Donald Trump, önce İran’ın elektrik altyapısını vuracağını ilan etti. Ancak daha sonra bu saldırıyı “beş gün boyunca askıya aldığını” açıkladı. Trump’ın beş günlük duraksaması yüzeyde bir ateşkes sinyali gibi görünse de sahadaki veriler bunun çok daha hesaplı bir hamle olduğunu gösteriyor. Bu karar, hem piyasalara nefes aldırmayı hem de askeri olarak kritik bir zaman penceresi yaratmayı hedefleyen çift katmanlı bir stratejinin ürünü:

- İlk boyut ekonomik. ABD-İran geriliminin tırmanmasıyla birlikte küresel piyasalarda ciddi bir dalgalanma yaşandı. ABD tahvil faizleri yükselirken, borsalarda satış baskısı arttı ve Fed’in faiz indirim beklentisi tersine dönmeye başladı. Trump’ın koyduğu 5 günlük sürenin piyasalarda hafta kapanışına denk gelecek şekilde tasarlanmış olması dikkat çekici. Trump’ın finansal sistemde geçici bir stabilizasyon alanı yaratmayı amaçladığı izlenimi veriyor. Nitekim saldırıların ertelenmesiyle birlikte petrol fiyatlarında hızlı bir geri çekilme ve piyasalarda toparlanma sinyalleri de görülmeye başlandı.

- Asıl kritik boyut ise askeri zamanlama. ABD’nin amfibi hücum gemisi USS Tripoli’nin, yaklaşık 2.200 deniz piyadesiyle bölgeye doğru ilerlediği biliniyor. Bu tür bir konuşlanmanın Hürmüz’e ulaşması birkaç gün sürüyor. Dolayısıyla ilan edilen “duraklama”, sahada güç projeksiyonu için gereken sürenin diplomatik bir kılıfla örtülmesi anlamına da gelebilir. Eğer Trump yönetimi saldırılardaki duraksamayı bu amaçla kullanıyorsa, hedef açık: Hürmüz Boğazı’nı güvence altına almak ve petrol tankerlerinin geçişini yeniden işler hale getirmek. Bunun için de Trump’ın, İran’ın petrol ihracatının yüzde 90’ını gerçekleştirdiği Hark adasına bir “çıkarma yapması” söz konusu olabilir. Her şey hafta sonuna doğru netleşecek.

Arabulucular devrede; ABD ve İran’dan masaya kim oturacak?

Türkiye, Pakistan ve Mısır ise bu duraksama döneminden yararlanarak İran ve ABD’yi Pakistan’da kurulması planlanan müzakere masasına çekmek için koordineli bir çaba yürütüyorlar.

Ancak hem ABD’de hem........

© Ekonomim