menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Tek yerli kalana kadar satmayız

38 0
03.08.2026

2015 yılı Ocak ayının ikinci yarısında dönemin Dimes Yönetim Kurulu Üyesi Orhan Ziya Diren, Yönetim Kurulu Başkanı Erol Diren ve Genel Müdür Bülent Ozan Diren’le Aydın Sultanhisar’daki fabrikaya girdiğimizde portakallar yıkama havuzuna boşalıyordu…

Orhan Diren, yıkama havuzunun başında bir-iki portakalı eline aldı:

-          Bakın, sofraya konulacak gibi diri…

O anda genel kanıyı anımsattım:

-          Genelde çürük veya çürümeye yüz tutmuş olanlar meyve suyu üretimine kaydırılır diye biliniyor.

Erol Diren, şu hesabı ortaya koydu:

-          11.5 kilo sağlam, iyi portakaldan 5 kilo su çıkar. Konsantreye dönüşünce 1 kiloya iner. Aynı miktarda konsantre elde etmek için 20 kilo çürük meyve kullanmak gerekir. Aslında kaliteden ödün vermeye kalksanız da çürük meyve kullanmak mantıklı değildir.

Sıkma makinesinin önünde portakalların boylarına dikkat çekti:

-          Bu sıkma bandı, 5 farklı boyda portakal işlemeye kurgulanmıştır. Yani, büyükle küçük boy portakal makinenin aynı bölümünde sıkılmaz.

5 boy ayrımının nedenini anlattı:

-          Küçük boy portakalı büyük gözde sıkmaya kalksanız, yeterince işlemden geçmemiş olur. Büyük boy portakalı, küçükle aynı bölümde sıkarsanız, kabuğunun acılığı suya karışır.

Ozan Diren, Tokat’ta başlayan üretimin 2000’de İzmir’e, 2011’de de Sultanhisar’a uzandığını vurguladı. Ozan Diren’in bu sözleri üzerine 2000’li yılların başlarında ÇEKÜL Vakfı’nın Kurucu Başkanı Prof. Metin Sözen’in önderliğinde Tokat’ta gerçekleşen “Kelkit Havzası Platformu” toplantısını anımsadım.

“Kelkit Havzası Platformu” toplantısı için Osman Saffet Arolat, Şeref Özgenci ve Mehmet Gül’ün organizasyonuyla Tokat’a gittiğimizde kentteki Diren-Dimes tesislerini gezmiş, ailenin ve şirketin öyküsünü dinlemiştim:

Ailenin birinci kuşağı ziraat teknisyeni Mustafa Vasfi Diren, meyve bahçelerinin ve bağların bol olduğu memleketinde (Tokat) 1958 yılında şarap üretimine başladı. Evindeki şaraphanede ilk yıl 15 ton üretim yaptı.

1960’ların başındaki Almanya seyahati Vasfi Diren’in hayatında dönüm noktası oldu. Almanya dönüşü şarabın yanı sıra Dimes markasıyla Türkiye’nin önde gelen ambalajlı meyve suyunu üretti.

Ufku oldukça geniş olan Mustafa Vasfi Diren, 4 oğlundan ikisini Fransa ve Almanya’ya eğitime gönderdi. Ali Rıza Diren, Almanya’da meyve suyu alanında eğitim gördü.

Orhan Diren de Fransa’nın Dijon kentinden önoloji (bağcılık mühendisliği) eğitimi aldı.

Mustafa Vasfi Diren, ayrıca Tokat civarında yetişen kiraz ve vişne aşılanmış yabani bir meyveden “Mahlep Şarabı”nı geliştirdi.

Ozan Diren, Sultanhisar ve İzmir’deki fabrika turu sırasında bir fotoğraf gösterdi:

-          Galapagos Adaları’nda........

© Ekonomim