menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Yeni nesil “kod” - “özel esaslar” uygulamasına yürütmeyi durdurma kararı!

44 0
22.10.2026

Bilindiği üzere daha önce adresinde bulunamama, hakkında sahte veya yanıltıcı belge düzenleme raporu ya da tespiti bulunan mükellefler, KDV Genel Uygulama Tebliği uyarınca “Kod” ya da “Özel Esaslar” olarak adlandırılan listeye alınmakta, söz konusu mükellefler ile bu mükelleflerden mal ve hizmet alanların KDV iade talepleri reddedilmekte ya da vergi incelemesi ve teminat gibi sıkı tedbirlere matuf tutulmakta idi.

Bu durum mükelleflerin ticaretlerini olumsuz etkilemekte, özellikle KDV iadesi talep eden firmalar, söz konusu kategoriye alınmış mükelleflerden mal ve hizmet almak istememekte, bunun sonucunda haksız yere itibar ve müşteri kaybına uğramakta, başka bir ifade ile de maddi ve manevi zarar görmekteydi.

Daha önce dava konusu edilen “Kod” ya da “Özel Esaslar” işlemleri ile ilgili olarak müstekar hale gelen yargı kararları özetinde; ”yasal dayanağı olmadan yapılacak bir sınıflandırma, vergi barışını bozucu etki yaratacağı gibi Anayasa’da güvence altına alınan temel kişi hak ve hürriyetlerine de aykırılık teşkil eder. Dolayısıyla, yasal dayanağı olmadan, hukuka aykırı bir biçimde idarenin kendi içinde oluşturduğu bir sınıflandırma ile davacının, hakkında olumsuzluk tespit edilen mükellefler listesi olarak adlandırılan listede yer almasına dair işlemin hukuka aykırı olacağı” gerekçesi ile mali idare aleyhine kararlar verilmiştir.

Danıştay’ın vermiş olduğu ve müstekar hale gelen kararlar neticesinde mali idare, daha önce “Kod” ya da “Özel Esaslar” adı altında kategorize ettiği ancak Anayasa’ya aykırı bulunarak iptal edilen işlemler için yeni bir düzenleme yaparak “İade Talepleri Vergi İnceleme Raporuna Göre Yerine Getirilecek Mükellefler” adı altında yeni bir kategorik sınıflandırma yapmıştır. Aslına bakılırsa yeni düzenlemenin, 3065 sayılı Kanun’un 36. maddesi uyarınca “iade hakkı doğuran işlemlerden kaynaklanan iade taleplerinin vergi inceleme raporu sonucuna göre yerine getirilmesinin esas olduğu” hükmüne ve Anayasa’nın temel ilkelerinden olan “vergide yasallık” ilkesine uygun olduğunu söyleyebiliriz.

Ancak bu durum, mali idarenin KDV Kanunu’nun 36. maddesi ile hüküm altına alınan düzenlemeyi keyfi ve kıyas yolu ile genişleteceği anlamına gelmemektedir.

Tebliğ İle Getirilen Düzenleme Ne Diyor!

KDV Genel Uygulama Tebliği’nin IV/A2-1.3. İade Talepleri Vergi İnceleme Raporuna Göre Yerine Getirilecek Mükellefler başlıklı bendinde;

“Haklarında, düzenledikleri veya kullandıkları belgelerin gerçek duruma aykırı olduğuna ilişkin delil ve karineleri içeren rapor veya tespit bulunan veya bu mükelleflerle ilişkili olan aşağıdaki mükelleflerin iade talepleri vergi inceleme raporu sonucuna göre yerine getirilir.

“ - 213 sayılı Kanunun (153/A) maddesi kapsamına giren mükellefler,

- Sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme fiiline iştirak eden mükellefler de dâhil olmak üzere sahte belge veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme ya da kullanma konusunda haklarında “olumsuz rapor” veya “olumsuz tespit” bulunan........

© Ekonomim