menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Finansmanda ‘tasarruf mucizesi’ nasıl gerçekleşti?

18 0
31.03.2026

Ev, otomobil (taşıt) ve iş yeri satın almak için bir finansman yöntemi düşünün ki denklemin içinde faiz olmasın. İhtiyaç duyulan toplam finansmanın bir miktarı ‘sisteme satın alacak olarak katılanın’ tasarrufuyla sağlansın. Satın alma gerçekleşmeden önce başlayan ‘tasarruf taksitleri’ de satın almanın ardından borç taksitleri olarak devam etsin. Bu hizmeti veren şirket ise faiz yerine ‘komisyon’ alsın. Kuruluş ve işleyiş, büyüme esasları Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) yetki ve sorumluluğunda olsun. Şimdilerde herkesin ‘Tasarruf Finansman Sistemi’ olarak bildiği bu hikâye, ülkemizde 1990’lı yıllarda ‘el birliği yöntemi’ adıyla başlamıştı. O zamanlar ülkemizde yıllık enflasyon üç haneli rakamlara yakın seyrediyor ve vatandaşı ilgilendiren en uzun vadeli banka kredisini (yuva kredisi) bir kamu bankası 36 ay olarak verilebiliyordu. O banka da 2001 krizinde battı. O krediyi alabilen talihli vatandaş ise aylık yüzde 8’in üzerinde faiz ödüyordu. 1990’lar öyle böyle bitti, siyasi ve ekonomik istikrar 2002’de ‘sandıkta’ sağlandı. Doğru ekonomi politikaları uygulanınca yıllık enflasyon yüzde 10’lu rakamlara kadar geriledi ve 2004’ten, 2022 yılına kadar bankalar aylık yüzde 1 ve altındaki faiz oranlarıyla konut kredileri, aylık yüzde 2 ve altındaki oranlarla da otomobil kredileri verebildi. Bu dönemlerde ‘el birliği sistemi’ hem faizler düşük olduğu için hem de regülasyonlar eksik olduğu için güven problemi nedeniyle........

© Ekonomim