menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Üretim ve ihracat kazancının tespiti: Pasif gelirlerin durumu

6 0
29.07.2026

 Kurum kazançlarına, kaynakları itibariyle farklı oran uygulaması 2009 yılına kadar olmadı denebilir. Farklı kurumlar vergisi oranları oldu ama farklılık kurumlar itibariyleydi, kazancın kaynakları itibariyle değildi. Bu çerçevede örneğin, 1980’li yıllara kadar sermaye şirketleri ve kooperatifler için farklı, diğer kurumlar için farklı oran vardı. Bir dönem halka açık şirketlerin, halka açıklık oranına göre değişen farklı oranlar uygulandı. 1990’lı yıllarda bir süre, imalatçı kurumların kazançları için farklı bir oran belirlendi. Ancak bu uygulamadan da, sadece imalat yapan kurumlar yararlandı. Kurum kazancının üretimden kaynaklanan kısmını ayırmak gibi bir teknik zorluk yaşanmadı.

2009 yılında, teşvik mevzuatının değişerek, yeni yatırımlardan elde edilen kazançlara farklı oran uygulamasının yapılmasına başlanmasıyla birlikte, kurum kazançlarının kaynakları itibariyle ayrılması gereği doğdu. Teşvik belgesi sayısına bağlı olarak, birden fazla kazanç tespiti gerekti. Uygulama zorlukları da bu noktadan itibaren başladı. Yaklaşık çeyrek asırdır bu zorluk devam ederken, bu zorluğun bir şekilde kolaylaştırılması ihtiyacı varken, teşvik belgeli her yatırımdan elde edilen kazanca ek olarak, üretim ve ihracattan elde edilen kazançlara da farklı oranlar uygulanması söz konusu oldu. Sonuçta, kurumlar vergisi uygulamasının en kolay maddeleri, en zor maddeleri haline geldi.

Kurumlar Vergisi Kanunu’nun 32. maddesinde;

- Önce 2022 yılında 7351 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikle, kurumların ihracattan ve üretim faaliyetinden elde ettikleri kazançlarına uygulanacak kurumlar vergisi oranının 1 puan indirimli uygulanması öngörüldü,

- Daha sonra, 2023 yılında yapılan değişiklikle ihracattan elde edilen kazançlara uygulanan 1 puanlık indirim 5 puana çıkartıldı,

- En sonunda da 2026 yılında yapılan değişiklikle, kurumlar vergisi oranının, üretim faaliyetinden elde edilen kazançlar için % 12,5 olarak uygulanması hükme bağlandı.

Son düzenleme, 2027 yılı ve izleyen vergilendirme dönemlerinde elde edilen kazançlara uygulanmak üzere, yayımı tarihinde yürürlüğe girdi.

Yukarıda da belirttiğim gibi, farklı kaynaklardan doğan kazançlara farklı oran uygulaması, son derece zor. Hiçbir işletmede, bu hesabın yüzde yüze doğru tespiti mümkün değil. 2009 yılından beri bütün yatırımcı kurumlarda, son birkaç yıldır da üretici ve ihracatçı kurumlarda bu zorluğu yaşayarak gördük.

Şimdi ne değişti derseniz, üretici kurumlarda, kurumlar vergisi oranının % 12,5 gibi oldukça düşük belirlenmesi, konuyu daha da önemli hale getirdi.

 Farklı kazanç tespitinde zorluk hangi alanlarda?

Konunun işi zorlaştıran birden çok boyutu var. Özellikle üretim faaliyetinden elde edilen kazançlarda; birden fazla mal üretiliyorsa, malların bir kısmı iç piyasaya bir kısmı yurt dışına satılıyorsa, üretim süreçleri iç içeyse, üretilen ve ihraç edilen malların aynı zamanda alım-satımı yapılıyorsa, yurt dışına ve yurt içine satılan malların bir kısmı teşvik belgeli yatırımlar sonucu üretiliyorsa ve daha birçok duruma bağlı olarak kazanç tespiti zorlaşıyor. Hem satılan malın maliyetinin belirlenmesinde, hem ortak gider ve gelirlerin dağıtımında yapılan varsayımlar ve farklı uygulamalar, faaliyet gelirinin çok farklı hesaplanabilmesi sonucunu yaratabilir........

© Ekonomim