Yetersiz bakiye, yetersiz ikramiye!
Dul ve yetimler .”Bayram gelmiş, neyime” diyor. Verilen bayram ikramiyesi de 4 bin lira. Harca harca bitmez değil mi? Bu bayram da sadece emekli, engelli, asgari ücretli, beyaz yakalı için değil; dul ve yetim aylığı alan vatandaş da bayramı buruk karşılayacak.
Niye mi? En düşük yetim aylığı 4 bin 735 lira, en düşük dul maaşı ise 9 bin 468 lira civarında. Evde annem, babam ve ben üç kişiyiz. Aylık evin elektrik, su, doğalgaz, internet ve üç adet cep faturalarını hesapladım. Toplam yaklaşık 7 bin 800 lira. Dul aylığı 9 bin 648 lira ile bir vatandaş faturayı ödese, geriye kalan bakiye 1.668 lira ile ne yer ne içer nasıl yaşar? Bu insanlar; bir ay boyunca insanca yaşamın çok uzağında, sefalet boyutunda bir hayata mahkûm ediliyor.
En düşük yetim aylığı ise 4 bin 735 lira faturaya dahi yetmiyor hatta çok altında. Acı bir tablo duruyor karşımızda. Türk-İş’in açıkladığı Nisan ayına ait açlık sınırı: 34 bin 587 lira olurken, yoksulluk sınırının ise 112 bin 661 lira olduğu görülüyor.
Emekli en düşük maaş 20 bin lira, engelli en düşük aylık 5 bin 103 lira, dul aylığı 9 bin 648 lira, yetim aylığı 4 bin 735 lira, hiçbir sosyal güvencesi olmayıp, 65 yaş üstü aylık alan vatandaş da 6 bin 390 lira civarı maaşla açlık ve yoksulluk sınırının çok çok altında yaşamaya zorlanıyor.
Fiyatlar cep yakıyor!
Enflasyonun önlenemez boyuttaki yükselişi; “Çarşı, pazarda belki ucuza sebze ve meyve bulurum” umuduyla akşamı bekleyen emekli, engelli, dul ve yetimler, akşam pazarından eve hüsranla dönüyor. İstediği birçok sebzeyi alamıyor.
Ekonomik sıkıntılar ve belirsizlik içinde vatandaşı düşünen yok. Vatandaş; “Bu ayı nasıl geçireceğim, çocuğuma........
