menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Fonlarda tasfiye süreci ve sorular

46 0
14.10.2026

Meclis’e sunulan Kanun Teklifi, yatırımcılara 1 milyon liraya kadar ara ödeme yapılmasını ve sonradan elde edilecek geri kazanımların yatırımcılara aktarılmasını öngörüyor. Ancak ödeme takvimi, bekleyen satış emirleri ve ara ödemelerde esas alınacak son fiyat, yatırımcıların haklarının korunması açısından kritik önem taşıyor.

     Fon piyasasında 17 Eylül sonrası başlayan süreç artık yeni bir aşamaya geçti. İlk günlerde ana gündem fonların alım-satıma kapatılması, tasfiye kararları ve yatırımcıların paralarına ne zaman ulaşabileceğiydi. Şimdi ise Meclis’e sunulan kanun teklifiyle birlikte başka soruların cevabını arıyoruz: Tasfiye nasıl yürütülecek, ara ödemeler nasıl yapılacak ve yatırımcı zararlarının ne kadarı geri kazanılabilecek?

Öncelikle teklifin kapsamını doğru anlamak gerekiyor. Düzenleme, SPK’nın 17 Eylül 2026 tarihli kararlarıyla tasfiyesine karar verilen ve kanunun yayımlandığı tarihte tasfiyesi henüz tamamlanmamış fonları kapsıyor. Yani bütün fonlar için yeni ve kalıcı bir tasfiye sistemi değil, yaşanan sürece yönelik özel bir çözüm mekanizması oluşturuluyor.

Açıklamalara göre olağanüstü tasfiye kapsamındaki fonların (Tera, Pusula, Hedef ve Atlas Portföy) yatırımcılarına 1 milyon liraya kadar ara ödeme yapılması öngörülüyor. Burada önemli nokta, kamu kaynağı kullanılmayacak olması. Ödemelerin fonun mevcut malvarlığı, yapılacak iadeler ve tedbir konulan malvarlıklarından karşılanması planlanıyor.

Bence teklifin yatırımcı açısından en önemli taraflarından biri de sürecin yalnızca “fondaki varlıkları sat, borçları öde, kalanı dağıt” yaklaşımıyla sınırlı kalmaması. Zararların tespiti, olağan dışı kazançların geri alınması, sorumlulara rücu edilmesi ve sonradan sağlanabilecek geri kazanımların da yatırımcıya aktarılması öngörülüyor. Bu özellikle ciddi zarar yaşayan yatırımcı açısından önemli. Fonun bugünkü değeri, yatırımcının nihai olarak geri alabileceği tutarın son noktası olmayabilir.

 Güven kaybı fonlarla sınırlı değil

Konuyu yalnızca tasfiye edilen fonların yatırımcıları açısından değerlendirmek de eksik olur. Çünkü yaşananlar yatırımcı davranışını belirgin biçimde değiştirdi.

ING Global’in değerlendirmesine göre ağustos sonundan 6 Ekim’e kadar, işlemleri durdurulan fonlar hariç tutulduğunda TL cinsi yatırım fonlarından net 625 milyar TL çıkış gerçekleşti. Dövize bağlı fon varlıklarından da 2,2 milyar dolarlık çıkış yaşandı. Buna karşılık TL mevduat ve repo bakiyelerindeki artış, çıkışın önemli bölümünün dövize değil TL içinde daha güvenli görülen alanlara yöneldiğine işaret ediyor.

MKK........

© Ekonomim