Türkiye’nin kamu borcu fren tutmuyor!
Türk kamu maliyesinin en önemli açıklarından ya da deliklerinden birisi kamu borçlarıdır. Kamu borcu sadece yerli ve yabancılardan, kurumsal yapılardan, finans kuruluşlarından borç alma eylemi değildir. Borç, ödünç alınan bir bedeldir ve vadesi geldiğinde ödenmesi gerekir. Ancak özellikle borç batağına düşmüş ya da ödeme zorluğu içerisine girmiş olan bireyler, aileler, şirketler ve sonunda da merkezi ve yerel yönetimler için tehlike çanları çalıyor demektir.
Burada borçlunun güvenilirliği öne çıkar. “Borcunu zamanında ve tam olarak ödeyebilecek midir?” sorusu önem taşır. Güvenilir bir borçlu değilseniz, zaten bir daha borçlanamazsınız. Ama zamanında güven oluşturmuşsanız rahatlıkla borçlanabilirsiniz. Ancak bunun da sınırı vardır, yani sonsuza dek güven inşa edilemez. Zamanla borcun tutarı azaltılır, alınacak teminatlar artırılır ve daha da önemlisi faizi ya da neması yükseltilir. Bunun başka yolu yoktur.
Türkiye borçlanma konusunda çok rahat davranıyor; bu kadar yüksek faizle çok rahat borçlanma yapabiliyor. Dolayısıyla iç ve dış borç stoku artmaya, vadeler kısalmaya, faizler yükselmeye, borç çevirme oranı terse gitmeye başlıyor.
Borçlanma adeta vazgeçilmez
bir kaynak halini alıyor.
Aslında borçlanma bir ihtiyaç ya da gerekliliktir; her şeyden önce vade uyumsuzluklarında başvurulan bir enstrümandır. Örneğin ayın ortasında vadesi gelmiş bir........
