Komisyon, Öcalan, demokrasi…
Evet doğru, DEM'den "Barış komisyonunda yaprak kımıldamıyor, Öcalan'a umut hakkı tanınsın" sesleri çıkıyor. Sadece onlardan da değil bilumum muhalefet cephesinde ayrı ayrı ama benzer cümleler kuruluyor. Fakat gerçekte komisyonun taraflarının talepleri böyle mi acaba?
Misal, Pervin Buldan ne diyor? “Öcalan medyanın dilinden rahatsız, sürecin aleyhine yorumlar iktidarın meselesi, çünkü medya AKP'nin elinde!”
Medyaya müdahale çağrısı yapan Buldan devam ediyor, “Sürece destek p’lere yakın oranda seyrediyor. Zafer Partisi ve İyi Parti yüzünden süreç geciktiriliyor."
Tam da bu noktada Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum konuya açıklık getirip, çerçeveyi çiziyor:
“…Hele ‘Öcalan'a rağmen Öcalan'ı koruma’ yaklaşımı içinde olup geçiş sürecine öznel ön şartlar icat edenlerin ve bu yönde organizasyonlara girişenlerin durumu doğru değerlendirmesi gerekir. Öcalan'ın kendisi dahi sürece daha nitelikli katkı yapmak için koşullarını rahatlatmak dışında başka bir şart ileri sürmezken, birilerinin daha ileri taleplerle bunun üzerine gitmesi geçiş sürecine zarar vermekten başka bir sonuç doğurmaz. Öcalan'ın süreçteki yapıcı rolü daha iyi anlaşılmalıdır.”
Yani ortada bizzat Uçum’un çizdiği çerçeve ile iki ayrı süreç var:
“…Terörsüz Türkiye yürüyüşü bir yılı tamamladı.
Bu zaman zarfında birçok adım atıldı ve birçok konu netleşti. Elbette bundan sonra gidilecek daha çok yol, ulaşılacak daha fazla hedef var. Ancak açık olan şu ki........
