İran’da rejim değişikliğinin barışa katkısı ve Türkiye
Ülkemiz İran’a karşı bir Amerikan müdahalesinin bölgede sonu kestirilemeyecek çatışmaların yolunu açacağından endişe etmekte, dolayısıyla Amerika’nın İran’a müdahalesini engellemek için gayret göstermektedir. Bu çizginin yanlış olduğunu söylemek haksızlık olur.
Kimse ne İran’da cereyan eden olaylar ne de Maskat’ta ABD ve İran temsilcileri arasında neler konuşulduğunu doğru dürüst biliyor. İranlılar ve Amerikalılar arasında ilk buluşma yeri olarak İstanbul belirlenmiş fakat daha sonra İran’ın ısrarı ile toplantı Maskat’a kaydırılmıştı. Türk tarafı bu değişiklik dolayısıyla başlangıçta İran’a kızmış olsa bile, toplantıdan ciddi bir sonuç çıkmayınca, Maskat’a naklinden memnuniyet dahi duyabilir.
Maskat toplantısından acaba hiçbir sonuç alınamadı mı? Amerikalılara inanmak gerekirse, toplantılar iyi gitmiş ve müteakip toplantılar için olumlu zemin hazırlanmıştır. İranlılar savaşmak yerine uzlaşmayı tercih etmekte, böylece barışçıl bir çözümün kapısını aralamaktadırlar. İranlılar, farklı sesler veriyorlar. Görüşmelerin devamını istiyorlar. Amerika ile eşit konumda olduklarını ve kimsenin İran’ın iç işlerine karışmaya hakkı olmadığını da ileri sürüyorlar. Dış aktörlerin ülkenin nükleer programını sonlandırmak veya rejimi değiştirmek gibi boş işler peşinde koşmayacaklarından ve sadece zaman kazanmayı amaçlamadıklarından emin olmak istiyorlar. Silah yapacak uranyuma sahip olsalar bile, silah yapımı peşinde koşmadıklarını, nükleer yakıtı barışçıl amaçlar için kullanmak istediklerini beyan ediyorlar.
Çoğu İranlı, dış saldırı karşısında rejimi destekler
Kulunuzun da aralarında yer aldığı dış gözlemciler, İran’ın halihazırdaki düşüncesine vakıf olmadıkları bir yana, Amerika’nın İran’a saldırmayı düşünüp düşünmediğini de bilmiyor. Bazı gözlemciler, İran’ın Venezuela ile mukayese edilmesine karşı çıkarak, Amerika’nın İran’da fazla nüfuzu olmadığına işaret ediyorlar. Ayrıca, İran’a yapılacak bir saldırının ters tepki doğurabileceğini hatırlatıyorlar. Çoğu İranlı, rejim hakkında ne düşünürse düşünsün, milliyetçi nedenlerle, bir dış saldırı karşısında rejimi destekleyebilecektir.
Bilgilerimizin eksik olmasına rağmen, İslam Cumhuriyeti hakkında bazı bilgilere de sahibiz. Rejimin toplum katında pek sevilmediğini biliyoruz. Kısa süre önce hemen her şehirde rejim aleyhinde gösteriler yapılmaktaydı. Rejim bunları kontrol etmek için gayet sert tedbirler almaktan kaçınmadı. Nitekim, öldürülen protestocu sayısının binlerle ifade edildiği söyleniyor. Cereyan eden olaylar ilk defa da olmuyor. Geçen yıl bir genç kızın başını........
