menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ponzi

48 0
22.09.2026

Yüzde binlerce getiri vaadiyle büyüyen Ponzi oyunlarının ortak noktası değişmiyor: Para kazanıldığı sanılırken aslında yeni gelenlerin parası eskilere aktarılıyor. Asıl soru ise hep aynı: Bu düzen neden daha erken fark edilmiyor? Olağanüstü getiriler karşısında denetim mekanizmalarının neden zamanında devreye girmediği.

Geçen hafta yedi portföy şirketi ve 131 fona ilişkin patlayan kriz hakkında güzel bir yazı yayımlandı. Kerim Rota ‘Medium’ platformunda kaleme almış. Okumanızı öneririm. Bu konuda yanıtını merak ettiğim konu, sözü edilen inanılmaz getiri oranlarına rağmen neden çok daha önce harekete geçilmediği. Gerçi ‘inanılmaz’ sıfatı bile çok hafif kaçıyor; neyse. En iyisi ben tarihten birkaç Ponzi oyununun öyküsünü (Parasal İktisat: Kuram ve Politika ders kitabımda ne olur ne olmaz, öğrencilerin zihinlerinin bir köşesinde kalsın amacıyla yazdığım bölümden) aktarayım:

“Ponzi 1903’de Amerika’ya göçen bir İtalyan. Ponzi oyunu ya da Ponzi sistemi denilen şey sonuçta finansal dolandırıcılık. Bunu ilk keşfeden Ponzi değil. Ama ABD’de oluşturduğu sistem o kadar yaygınlaşmış ki, bu tür alavereler arkadaşımızın adıyla anılıyor artık. Şu üç örnek sanıyorum yeteri kadar açık olacak bu tür dolandırıcılıkları anlamak için.

1980’lerin ilk yarısında Türkiye’de çeşitli ‘bankerler’ inanılmaz faizler vaat ederek para topluyorlardı. Bu topladıkları paraları daha yüksek bir getiriyle başkalarına........

© Ekonomim