Şiddet sarmalı
Eğitim kurumlarına yönelik olarak gerçekleşen “istenmeyen olaylar” zinciri baş ağrısı olmaya devam ediyor. Bu noktaya nasıl gelindiği sadece kriminal olarak değil pedagojik, psikolojik ve sosyolojik açıdan da enine boyuna incelenmelidir! İncelenmeli ki benzerleri bir daha yaşanmasın…
Bu çerçevede okul ve aileler her türlü kötülüğe karşı daha çok bilinçlendirilmeli, çocuklar silaha bu kadar kolay ulaşamamalı, yasalar suç işlemeyi kafası koyanlara ve suç işlemeyi alışkanlık haline getirenlere karşı daha caydırıcı olmalı, ekranlar suç işlemeyi ve suçlulara benzemeyi özendirmemelidir.
Elbette kolay değil ama bu kadar kolay da olmamalı!
Yaşananlara bakıldığında okul dışı saatler, doğru yönlendirme ve rehberlik sisteminin yetersizliği konusunda ciddi analizler gerekiyor.
En önemlisi de 12 yıllık zorunlu temel eğitim, süre açısından değil ama içerik ve erken yönlendirme açısından yaşananlar çerçevesinde yeniden gözden geçirilmelidir!
Her çocuğun başarılı olacağı bir alan mutlaka vardır ama bu asla şiddet olmamalıdır!
Çocuklarımızı şiddet ve suç sarmalına sürükleyen dışlanmışlık, yalnızlık, akran zorbalığı, dijital dayatmalar gibi her türlü dış etkenler konusunda veliler daha etkin bir şekilde bilgilendirmeli ve “potansiyel suçlu” durumda olanlara yönelik incelemeler olaylar yaşandıktan sonra değil öncesinde gerçekleşmelidir…
Bu konuda hemen her kesimden tepkiler ve öneriler yağıyor. İşte onlardan bazıları:
Eğitim kurumlarında son dönemde gözlemlenen üzücü olaylar, okul güvenliği ve denetim süreçlerini yeniden gündeme taşıdı. Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan TEMSEN Genel Başkanı Osman Şahin, sadece üzüntü paylaşmanın ötesine geçilmesi gerektiğini belirterek, eğitimdeki sorunların kalıcı olarak çözülmesi için profesyonel denetim mekanizmalarının daha etkin kullanılması gerektiğine dikkat çekti. Şahin,........
