Öğretmen açığı yoksa ücretli öğretmen niye?
Yüzbinlerce öğretmen atama beklerken MEB taşeron işçi mantığı ile on binlerce ücretli öğretmen çalıştırmaya devam ediyor. Hem de üç kuruş maaşa köle gibi! Oysa daha önce tüm sözleşmeli öğretmenler kadroya alınmış ve artık kadrosuz öğretmen olmayacağı söylenmişti!
Çok daha enteresan olanı ise 123 bini aşkın öğretmen, emeklilik hakkını kazanmış olmasına rağmen mevcut ekonomik koşullar nedeniyle emekliye ayrılmamaları. Bu durum da ister istemez genç öğretmenlerin atanmasını da ciddi şekilde engelliyor! Bu noktada tüm ilave ek ödemeler emeklilik tazminatına ve emeklilik maaşına da eklenemez mi?Böylelikle emeklilik tazminatları artacak, emekli maaşları iyileştirilecek ve genç öğretmenlerimizin önü açılarak istihdam olanağı sağlanamaz mı?..
Rakamlar çarpıcı ama!..
Türk Eğitim-Sen, önceki yıllarda olduğu gibi bu yıl da ülkemizdeki ücretli öğretmen sayılarını araştırdı. 81 İl Valiliğinden ücretli öğretmen sayısını isteyen Türk Eğitim_Sen’e 62 il cevap verdi. Buna göre ülkemizde 2025-2026 eğitim-öğretim yılında 62 ilde ücretli öğretmen sayısı 71 bin 757 oldu. Türkiye genelinde ise bu sayının 80, 90 bin olduğu tahmin ediliyor!
İşte bu incelemeden önemli satır başları:
“. İstanbul en yüksek ücretli öğretmen sayısına sahip ildir. İstanbul’da 21 bin 947 ücretli öğretmen çalıştırılmaktadır. İstanbul’u 5 bin 894 ile Şanlıurfa takip etmektedir. Ücretli öğretmen sayısının yüksek olduğu diğer iller ise şunlardır: Ankara 3 bin 662, İzmir 3 bin 538, Gaziantep 3 bin 63, Kocaeli 2 bin 300, Hatay 2 bin 98, Şırnak 1.784, Mardin 1.685, Konya 1.443. . 62 ildeki ücretli öğretmenlerin mezuniyet durumlarına bakıldığında; eğitim fakültesi mezunu öğretmen sayısı 30 bin 536, lisans mezunu öğretmen sayısı 35 bin 359 ve ön lisans mezunu öğretmen sayısı 5 bin 862’dir. Bu verilere göre, ücretli öğretmenlerin %42,55’i eğitim fakültesi, %49,27’si lisans ve %8,17’si ön lisans mezunlarından oluşmaktadır. Lisans mezunu ücretli öğretmenlerin sayısının, eğitim fakültesi mezunu öğretmenlerden daha fazla olması ise dikkat çekicidir. . Hem Türkiye genelinde hem de bazı illerimizde lisans mezunu ücretli öğretmenlerin sayısı eğitim fakültesi mezunu ücretli öğretmenlerden daha fazla olduğu görülmektedir. . Özel uzmanlık gerektiren zihinsel-görme-işitme engelliler öğretmenliğinde dahi ön lisans mezunu ücretli öğretmen görevlendirmesi yapılmaktadır. Şöyle ki; özel eğitim öğretmenliğinde toplam 20 bin 979 ücretli öğretmen görev yaparken; bu öğretmenlerin 8 bin 669’u eğitim fakültesi, 10 bin 105’i lisans, 2 bin 205’i ön lisans mezunudur. Ücretli öğretmenlerin görevlendirildikleri alanlara baktığımız zaman;
. Ücretli okul öncesi olarak görev yapanların sayısı toplam 6 bin 706 iken; bu öğretmenlerin 3 bin 955’i eğitim fakültesi, 1.616’sı lisans, 1.135’i ön lisans mezunudur. . Ücretli branş öğretmeni olarak görev yapanların sayısı toplam 25 bin 10 iken; bu öğretmenlerin 9 bin 29’u eğitim fakültesi, 14 bin 57’si lisans mezunu, 1.924’ü ön lisans mezunudur. . Ücretli sınıf öğretmeni olarak görev yapanların sayısı toplam 19 bin 62 iken; bu öğretmenlerin 8 bin 883’ü eğitim fakültesi, 9 bin 581’i lisans, 598’i ön lisans mezunudur. . 55 İl Valiliğinden alınan verilere göre norm kadro ihtiyacı 80 bin 449’dur. Buna göre ücretli öğretmen sayısının norm kadro ihtiyacının 8 bin 692 altında kaldığını görüyoruz. İl bazında incelediğimizde;. İstanbul’da norm kadro ihtiyacı 25 bin 532 iken, ücretli öğretmen sayısı 21 bin 947’dir. . Ankara’da norm kadro ihtiyacı 4 bin 402 iken, ücretli öğretmen sayısı 3 bin 662’dir. . Balıkesir’de norm kadro ihtiyacı 1.015 iken ücretli öğretmen sayısı 412’dir.. Şanlıurfa’da norm kadro ihtiyacı 8.137 iken, ücretli öğretmen sayısı 5.894’tür. . Bitlis’te norm kadro ihtiyacı 1.632 iken ücretli öğretmen sayısı 850’dir.. Mersin’de norm kadro ihtiyacı 1.261 iken, ücretli öğretmen sayısı 974’tür. Rakamlardan da anlaşılacağı üzere ücretli öğretmen alımı yapılmasına rağmen, bu rakamlar norm kadro ihtiyacını karşılamaktan uzaktır. . Bazı branşlar itibariyle de ücretli öğretmen sayısının norm kadro ihtiyacını karşılamadığı görülmektedir.
. Özel eğitim öğretmenliğinde norm kadro ihtiyacı 22 bin 722 iken, ücretli öğretmen sayısı 20 bin 979’dur.
. Branş öğretmenliğinde norm kadro ihtiyacı 40 bin 581 iken, ücretli öğretmen sayısı 25 bin 10’dur.
. Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan’ın bu konudaki değerlendirmesi de şu yönde:
. Ülkemizde uzun yıllardır çözülemeyen öğretmen açığı, kalıcı ve nitelikli politikalar yerine palyatif tedbirle giderilmeye çalışılmaktadır.
, Milli Eğitim Bakanlığı, öğretmen ihtiyacını yeterli sayıda kadrolu atama yaparak karşılamak yerine, ders başına ücret alan ve oldukça düşük gelirle çalışan ücretli öğretmen görevlendirmesine yönelmektedir.
. Ücretli öğretmenlik uygulamasında ücretli öğretmenler, asgari ücretin dahi altında gelir elde ederken, mali ve sosyal haklar ile mesleki açıdan hiçbir güvenceye sahip değildirler.
. Ücretli öğretmenlerin bir kısmının pedagojik formasyona sahip olmaması ve iki yıllık meslek yüksekokulu mezunlarından oluşması, eğitim kalitesini de düşürmektedir. Bu durum, öğrencilerin nitelikli eğitim almasının önündeki en büyük engellerden birisidir.
. Her yıl yapılan öğretmen atamaları ne yazık ki ihtiyacı karşılamaktan uzaktır. 2026 yılı için Milli Eğitim Bakanlığı’nın yalnızca 10 bin kontenjan ayırması, sorunun boyutunu açıkça ortaya koymaktadır.
. AGS’de başarılı olan öğretmenlerin Milli Eğitim Akademisi’nde nisan ayında eğitime başlayacak olması ancak bu sürecin 12 ay sürmesi ciddi bir gecikmeye yol açmaktadır. Bu nedenle söz konusu öğretmenler en erken 2027 yılında göreve başlayabileceklerdir. Bu durum, halihazırda ücretli öğretmenlerle kapatılmaya çalışılan açığın devam etmesine neden olacaktır.
. Ayrıca hem 10 bin atamanın yetersiz kalması hem de göreve başlama süresinin uzaması eğitim sistemi açısından önemli bir handikaptır.
. Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde 123 bini aşkın öğretmen, emeklilik hakkını kazanmış olmasına rağmen mevcut ekonomik koşullar nedeniyle emekli olamamaktadır. Bu durum, genç öğretmenlerin atanmasını da ciddi şekilde engellemektedir. Bu noktada yapılması gereken, tüm ilave ek ödemelerin emeklilik kesintisine dahil edilmesidir. Böylece emeklilik tazminatları artacak, emekli maaşları iyileştirilecek ve genç öğretmenlerimize istihdam imkânı sağlanacaktır.
. Türk Eğitim-Sen olarak, ücretli öğretmenliğin tamamen kaldırılmasını ve tüm öğretmenlerin yalnızca kadrolu olarak atanmasını talep ediyoruz.
. Öğretmen açığının giderilmesi amacıyla 10 bin atama yerine, en az ücretli öğretmen sayısı kadar atama yapılması temel taleplerimizden biridir.
. 2023 KPSS’de ilk 20 bine giren ancak mülakat süreçlerinde elenen 1.611 öğretmen ile 2024 KPSS’de yüksek puan almasına, hatta dereceye girmesine rağmen kısıtlı kontenjanlar nedeniyle atanamayan öğretmenlerin mağduriyeti de giderilmelidir…” Sorular çok ama cevap veren yok.
Tüm bu gelişmelerle ilgili olarak inisiyatif MEB’in elinde olsa eminiz ki öğretmenlerimizin ekonomik koşullarını iyileştirecek, ücretli öğretmenliğe son verecek ve kadro sayısını artıracak ama görünen o ki onlar da Maliye engelini aşamıyor!..
