menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

Ara tatiller, tıp bayramı ve dünyanın gidişatı!

50 0
13.03.2026

Dünya genelinde şu an için en fazla ihtiyaç duyulan şey petrol değil huzur ama en çok konuşulan petrol fiyatları ve onun yansımaları. Umarız bir an önce kalıcı bir huzura kavuşulur ve güvence altına alınır. Ara tatil yine gündemde. Tüm sağlık çalışanlarımız iyi ki varsınız!

Doktorlarımızın ve tüm sağlık çalışanlarının bayramını canı gönülden kutluyoruz.

Bazı meslekler var ki aradan on binlerce yıl daha geçse de önemleri hiç azalmayacak!

Örneğin doktorların, öğretmenlerin, yargıçların…

Yaşam hakkı, insanoğlunun en temel hakkı ve bu konuda olmazsa olmazlarımızdan birisi de doktorlardır.

Yapay zekâ ve robotlar onların da pabucunu dama atacak deniliyor. Bu o kadar kolay mı?

Robotlar daha donanımlı, daha titiz ve daha çalışkan olabilirler.

En önemli tedaviden daha değerli olan moral ve motivasyonları?

Onlar olmadan bırakın robotları insanlar da diplomayla doktor olsalar da, doktor gibi doktor olamıyorlar.

Eski doktorların aranması sanki biraz da o yüzden olsa gerek!..

Diğer pek çok meslek gibi doktorluk da çok farklı alt branşlara ayrılarak düne göre çok daha spesifik alanlarda da uzmanlık mesleği haline geldi. Teknolojik destekle de altın çağını yaşıyor gibi gözükse de hala kat edeceği çok yok var…

Evet tıpta, sağlık alt yapısında, tedavi yöntemlerinde çok önemli mesafeler kaydedildi.

Peki ya cana can katan, hastalandığında ilk hatırlanan, iyi olunduğunda da hemen unutulan doktorlarımızın moralleri, motivasyonları, eğitimleri, maaşları ve hem mesleki kariye sırasında üstlerinden hem de hasta yakınlarından gördükleri eziyet ve şiddetin boyutlarından vicdani olarak rahatsızlık duyanımız var mı? Bu kadarını hak ediyorlar mı?Üniversite sınavlarında eskiden ilk 100’a girenlerin yarısı tıbbı seçerken şimdi ilk bine girenler arasında tıpa yönelenlerin sayısı her geçen gün daha da azalmasının gerekçelerini araştıran, sorgulayan, çözüm arayan var mı?..

Doktorlarımızın ve sağlık çalışanlarımızın sorunları bugün, yarın ve birkaç gün daha eminiz ki yine yoğun bir şekilde gündeme gelecek. Peki ya sonrası?

“Verilen vaatlerin ne kadar yerine geldi ki, bundan sonrası için umutlanalım?” diyenler çok olacaktır!

Tıp fakültelerinin sayısını artırarak ya da ithal doktorlara kapılarımızı sonuna kadar açarak sağlık standardımızı yükselteceğimizi sandık. Peki yükseldi mi?..

Sağlık hizmetlerinin bir ekip hizmeti ve toplumsal bir refleks olduğunu, düzeyinin yükseltilmesi için çevre, eğitim, sağlıklı kentleşme, koruyucu sağlık hizmetlerin örgütlenmesi, altyapı hizmetleri gibi birçok faktörün düzeltilmesinin gerektiğini göz ardı eden bir yaklaşım ve hekim sayısının artması ile sağlık sorunlarımızın çözüleceğini iddia eden popülist politikalar ısrar ne kadar doğru?

Tıp eğitiminde niteliği niceliğe feda eden, hiçbir standart getirmeksizin hemen her üniversiteye tıp fakültesi açan politik yaklaşımlar ne kadar sahici?

Milletvekili sayısı 450’den 550’ye çıkartıldığında ya da seçme ve seçilme yaşı 18’e indirildiğinde temsil yeteneği ve demokrasiler daha mı güçleniyor ki, tüm paydaşlar iyileştirilmeden sağlık sistemi de güçlensin!..

Görevlerini büyük bir özveriyle yerine getirirken insanı yaşatmayı ve insanlığa daha nitelikli bir yaşam sunmayı amaç edinen tüm sağlık personelimizin bayramını canı gönülden kutluyor, en zor günlerimizde onların bizim yanımızda olduğu gibi bizlerin de bu zor günlerinde onların yanında olunmasını diliyoruz!..

“Öğrenciler daha yarıyıl tatilinin rehavetini üzerlerinden atmadan ara tatile giriyor” diye eleştiri getirenleri destekleyen kadar, “Bu bir haktır engellenemez, engellenmemeli” diyenler de var.MEB’in kafası da bu konuda karmakarışık.Ne mi olur?Görünen o ki gelecek öğretim yılından itibaren bu konuda yeni düzenlemeler söz konusu olursa hiç şaşırmamak gerekir.Önemli olan anlık kararların değil, doğru kararların alınması!..

”Dünya küçücük bir köye dönüştü” diyenler haklı çıktı.Biri hapşırsa herkes nezle oluyor.Hele ki bu hapşıran Amerika gibi dünyanın çivisi çıkartan ülkelerden biriyse!..Hiçbir ülke bu bizim sorunumuz değil, bana dokunmayan yılan bin yıl yaşasın diyemez, dememeli, diyenlere de sen bu işe ne karışıyorsun denilmemeli.

İspanya bu konuda bir rol model oldu ve dünya genelinde takdir gördü.

Ülkemizin barıştan yana soğukkanlı tavrının da 4bölgesel huzur için ne kadar önemli olduğu bir kez daha görüldü.

Umarız Mustafa Kemal Atatürk’ün “Yurtta sulh, dünyada sulh” mirası, bu zor günlerde en büyük referansımız olur…


© Eğitim Ajansı