menu_open Columnists
We use cookies to provide some features and experiences in QOSHE

More information  .  Close

NAGİHAN DOĞAN İLE KUSURSUZ GÜN ÜZERİNE SÖYLEŞİ

38 0
08.03.2026

rolex replica watches hosts the culture of dreams .

KANALDANOkuryazarYazanlar ArasındaSaklama KabıÇeviriYorumSesindenCanlı Yayın TekrarlarıVitrindekilerİlk KitapOkurun GözündenBir Yazar Bir KitapRadyo EdebiyatEdebiyat AkademiMisafirValizimdeki KitaplarBalkan Edebiyatı

Canlı Yayın Tekrarları

Haber Buket Uzuner’den Kız Neşesi VakıfBank Kültür Yayınları’ndan Sait Faik Abasıyanık Seçkisi Vedat Günyol Deneme Ödülü yarışmasının sonuçları açıklandı. Yayıncılardan ortak açıklama : “Tüm Ortadoğu’ya yapılmış bu saldırı derhal son bulmalıdır” Muhit Dergisinden Mustafa Kutlu’ya Vefa Selamı Murat Ercan’dan Değerler Ormanı: “Nana Arpia” 2026 “Ruhi Türkyılmaz Sanatevi Şiir Ödülü” başvuruları devam ediyor Trabzon Kültür ve Edebiyat Buluşmaları’nın Yeni Konuğu: Uğur Biryol Osman Şahin Öykü Ödülü başvuruları açıldı

Buket Uzuner’den Kız Neşesi

VakıfBank Kültür Yayınları’ndan Sait Faik Abasıyanık Seçkisi

Vedat Günyol Deneme Ödülü yarışmasının sonuçları açıklandı.

Yayıncılardan ortak açıklama : “Tüm Ortadoğu’ya yapılmış bu saldırı derhal son bulmalıdır”

Muhit Dergisinden Mustafa Kutlu’ya Vefa Selamı

Murat Ercan’dan Değerler Ormanı: “Nana Arpia”

2026 “Ruhi Türkyılmaz Sanatevi Şiir Ödülü” başvuruları devam ediyor

Trabzon Kültür ve Edebiyat Buluşmaları’nın Yeni Konuğu: Uğur Biryol

Osman Şahin Öykü Ödülü başvuruları açıldı

Kitaplar Ahmet Günbaş yazdı: Pes Etmeyen Kadın’da Yer Alan Öyküler! Buket Uzuner’den Kız Neşesi VakıfBank Kültür Yayınları’ndan Sait Faik Abasıyanık Seçkisi İbrahim Varelci yazdı: Yazılı Kaya’dan Yansıyanlar ve Nursel Duruel Suavi Kemal Yazgıç yazdı: Çocukluğun Gizli Hayatı Futbolun Ötesinde Bir Hikâye: “Mavi Liman”da Trabzonspor ve Şehir Kimliği Münire Çalışkan Tuğ yazdı: Ortak Hüzünler Yurdu “Fresko Apartmanı” Nesrin Çoruh yazdı: Bir ilk Roman Bir Son Roman Olarak Bir İntihar Çok Ölüm’ün Düşündürdükleri Hacer Kılcıoğlu, okurunu bu kez Türkiye ve Hindistan arasında gidip gelen bir hikâyeye davet ediyor.

Ahmet Günbaş yazdı: Pes Etmeyen Kadın’da Yer Alan Öyküler!

Buket Uzuner’den Kız Neşesi

VakıfBank Kültür Yayınları’ndan Sait Faik Abasıyanık Seçkisi

İbrahim Varelci yazdı: Yazılı Kaya’dan Yansıyanlar ve Nursel Duruel

Suavi Kemal Yazgıç yazdı: Çocukluğun Gizli Hayatı

Futbolun Ötesinde Bir Hikâye: “Mavi Liman”da Trabzonspor ve Şehir Kimliği

Münire Çalışkan Tuğ yazdı: Ortak Hüzünler Yurdu “Fresko Apartmanı”

Nesrin Çoruh yazdı: Bir ilk Roman Bir Son Roman Olarak Bir İntihar Çok Ölüm’ün Düşündürdükleri

Hacer Kılcıoğlu, okurunu bu kez Türkiye ve Hindistan arasında gidip gelen bir hikâyeye davet ediyor.

Dergiler Muhit Dergisinden Mustafa Kutlu’ya Vefa Selamı Maraşantiya dergisi 19 sayıya ulaştı. İki aylık edebiyat dergisi Mavi Yeşil, 158. sayısı çıktı. Varlık dergisinin Mart 2026 sayısı çıktı. Gayet Dergi’nin 6. sayısı çıktı Yeni e’nin 90. Sayısı “Kültür Sanat Alanında Örgütlenme Deneyimleri 2” Dosyasıyla Çıktı! Yelkensiz Şiir Dergisinin 42. Sayısı Çıktı Hece Öykü Dergisiʼnin 133. Sayısı Yayımlandı (Şubat-Mart, 2026) Muhit, Güray Süngü Dosyasıyla Raflarda

Muhit Dergisinden Mustafa Kutlu’ya Vefa Selamı

Maraşantiya dergisi 19 sayıya ulaştı.

İki aylık edebiyat dergisi Mavi Yeşil, 158. sayısı çıktı.

Varlık dergisinin Mart 2026 sayısı çıktı.

Gayet Dergi’nin 6. sayısı çıktı

Yeni e’nin 90. Sayısı “Kültür Sanat Alanında Örgütlenme Deneyimleri 2” Dosyasıyla Çıktı!

Yelkensiz Şiir Dergisinin 42. Sayısı Çıktı

Hece Öykü Dergisiʼnin 133. Sayısı Yayımlandı (Şubat-Mart, 2026)

Muhit, Güray Süngü Dosyasıyla Raflarda

İnceleme Ahmet Günbaş yazdı: Pes Etmeyen Kadın’da Yer Alan Öyküler! İbrahim Varelci yazdı: Yazılı Kaya’dan Yansıyanlar ve Nursel Duruel Suavi Kemal Yazgıç yazdı: Çocukluğun Gizli Hayatı Münire Çalışkan Tuğ yazdı: Ortak Hüzünler Yurdu “Fresko Apartmanı” Nesrin Çoruh yazdı: Bir ilk Roman Bir Son Roman Olarak Bir İntihar Çok Ölüm’ün Düşündürdükleri Ömer Turan yazdı: Onur Şahin’in Kül Uykusu Üzerine Eylem Asrav yazdı: Zileli’nin Son Romanı: Psikoterapide Roller Sabit midir? Can Eseler yazdı: Toplumun inşası için iki can damarı Zeynep Cur yazdı: Çöküşün Anatomisi: Uygarlıklar Neden Yıkılır?

Ahmet Günbaş yazdı: Pes Etmeyen Kadın’da Yer Alan Öyküler!

İbrahim Varelci yazdı: Yazılı Kaya’dan Yansıyanlar ve Nursel Duruel

Suavi Kemal Yazgıç yazdı: Çocukluğun Gizli Hayatı

Münire Çalışkan Tuğ yazdı: Ortak Hüzünler Yurdu “Fresko Apartmanı”

Nesrin Çoruh yazdı: Bir ilk Roman Bir Son Roman Olarak Bir İntihar Çok Ölüm’ün Düşündürdükleri

Ömer Turan yazdı: Onur Şahin’in Kül Uykusu Üzerine

Eylem Asrav yazdı: Zileli’nin Son Romanı: Psikoterapide Roller Sabit midir?

Can Eseler yazdı: Toplumun inşası için iki can damarı

Zeynep Cur yazdı: Çöküşün Anatomisi: Uygarlıklar Neden Yıkılır?

Söyleşi NAGİHAN DOĞAN İLE KUSURSUZ GÜN ÜZERİNE SÖYLEŞİ Turhan Yıldırım ile Yunus Çinçin Söyleşti Ercan Yılmaz ile Kaan Bakan Söyleşti Cabir Özyıldız ile Yunus Çinçin Söyleşti IRAZ GÖKÇE ZEYTİNLİ’YLE SÖYLEŞİ Burçak Gönül ile Korkut Akın Söyleşti Evren Yesari ile Gülhan Tuba Çelik Söyleşti HALİL İBRAHİM ÖZBAY’LA GEÇMİŞ DEVAM EDİYOR ADLI ÖYKÜ KİTABI ÜZERİNE SÖYLEŞİ Melih Yıldız’la Mertcan Karacan Söyleşti

NAGİHAN DOĞAN İLE KUSURSUZ GÜN ÜZERİNE SÖYLEŞİ

Turhan Yıldırım ile Yunus Çinçin Söyleşti

Ercan Yılmaz ile Kaan Bakan Söyleşti

Cabir Özyıldız ile Yunus Çinçin Söyleşti

IRAZ GÖKÇE ZEYTİNLİ’YLE SÖYLEŞİ

Burçak Gönül ile Korkut Akın Söyleşti

Evren Yesari ile Gülhan Tuba Çelik Söyleşti

HALİL İBRAHİM ÖZBAY’LA GEÇMİŞ DEVAM EDİYOR ADLI ÖYKÜ KİTABI ÜZERİNE SÖYLEŞİ

Melih Yıldız’la Mertcan Karacan Söyleşti

Öykü Berna Durmaz yazdı: Zati’nin Yıldız Gözleri Nasıl Yazıldı? Ebuzer Kalender yazdı: Köpekler Zamanı Hakan Kaya yazdı: Beklemek Ebuzer Kalender yazdı: Çarşamba’nın Suçu Yok Seydali Önal yazdı: Sımışka Serkan Türk yazdı: Gömlek Burak Uzun yazdı: BEN BİR OKURDUR Türkan Büyükköse yazdı: Asansör Elif Saydam yazdı: Sessiz Sonat

Berna Durmaz yazdı: Zati’nin Yıldız Gözleri Nasıl Yazıldı?

Ebuzer Kalender yazdı: Köpekler Zamanı

Hakan Kaya yazdı: Beklemek

Ebuzer Kalender yazdı: Çarşamba’nın Suçu Yok

Seydali Önal yazdı: Sımışka

Serkan Türk yazdı: Gömlek

Burak Uzun yazdı: BEN BİR OKURDUR

Türkan Büyükköse yazdı: Asansör

Elif Saydam yazdı: Sessiz Sonat

Popüler Kültür Trabzon Kültür ve Edebiyat Buluşmaları’nın Yeni Konuğu: Uğur Biryol “Cevdet Kudret Edebiyat Ödülü” yazar Yekta Kopan’a verildi Fırat Caner yazdı: İçtenlik Pozu Emine Sevgi Özdamar’a Almanya’da Brecht Ödülü verildi Bayram Tayyip Yaslıca yazdı: Bakış Talimi Üzerine Fırlak Bir Bakış Berna Durmaz yazdı: Zati’nin Yıldız Gözleri Nasıl Yazıldı? Fırat Caner yazdı: Kitap Pornosu Mertcan Karacan yazdı: Zıtlıklar Kraliçesi: Umay Umay Nesrin Çoruh yazdı: Füruzan’ın Gül Mevsimidir Dair TiyatroSinemaMüzik

Trabzon Kültür ve Edebiyat Buluşmaları’nın Yeni Konuğu: Uğur Biryol

“Cevdet Kudret Edebiyat Ödülü” yazar Yekta Kopan’a verildi

Fırat Caner yazdı: İçtenlik Pozu

Emine Sevgi Özdamar’a Almanya’da Brecht Ödülü verildi

Bayram Tayyip Yaslıca yazdı: Bakış Talimi Üzerine Fırlak Bir Bakış

Berna Durmaz yazdı: Zati’nin Yıldız Gözleri Nasıl Yazıldı?

Fırat Caner yazdı: Kitap Pornosu

Mertcan Karacan yazdı: Zıtlıklar Kraliçesi: Umay Umay

Nesrin Çoruh yazdı: Füruzan’ın Gül Mevsimidir Dair

Çeviri Bulgar Şair Anton Baev’den İki Dokunaklı Şiir (Çev. Kadriye Cesur) Turgut Say çevirdi: Dünya bir gecelik konaklamadır Turgut Say çevirdi: Beni giyen yapraklar Turgut Say çevirdi: Benim İşim Turgut Say çevirdi: Suçlu Sendin Zuzana Kuglerova’dan Üç Şiir Turgut Say çevirdi: Atlar Sergiu Beznițchi yazdı: Büyüklerimiz Kadriye Cesur çevirdi: BOJANA APOSTOLOVA’NIN ŞİİRİ BİR BAŞIMA VE TOPLUCA/ САМА И ОБЩА

Bulgar Şair Anton Baev’den İki Dokunaklı Şiir (Çev. Kadriye Cesur)

Turgut Say çevirdi: Dünya bir gecelik konaklamadır

Turgut Say çevirdi: Beni giyen yapraklar

Turgut Say çevirdi: Benim İşim

Turgut Say çevirdi: Suçlu Sendin

Zuzana Kuglerova’dan Üç Şiir

Turgut Say çevirdi: Atlar

Sergiu Beznițchi yazdı: Büyüklerimiz

Kadriye Cesur çevirdi: BOJANA APOSTOLOVA’NIN ŞİİRİ BİR BAŞIMA VE TOPLUCA/ САМА И ОБЩА

Kültür SanatTümüMüzikSinemaTelevizyonTiyatro Trabzon İşçi Filmleri Festivali 12–13–14 Aralık’ta Başlıyor 2. Uluslararası Afet Film Festivali’nde Yarışacak Filmler Belli Oldu! Bağ Bozumu İzleyici ile Buluştu Sadri Alışık Ödülleri 26. kez sahiplerini buldu Bihter bu kez tiyatro sahnesinde! İlyas Salman yıllar sonra başrolde: ’Oy’una Geldik’ 21 Şubat’ta vizyonda! Ertuğrul Aydın yazdı: İyi Saatlerde Olan Yazarın Beyazperdeye Düşen Gölgesi Harun Eytemis yazdı: Bir Halk Kahramanı Keşanlı Ali SGM 2024 yılına birbirinden heyecan verici etkinliklerle veda ediyor

Trabzon İşçi Filmleri Festivali 12–13–14 Aralık’ta Başlıyor

2. Uluslararası Afet Film Festivali’nde Yarışacak Filmler Belli Oldu!

Bağ Bozumu İzleyici ile Buluştu

Sadri Alışık Ödülleri 26. kez sahiplerini buldu

Bihter bu kez tiyatro sahnesinde!

İlyas Salman yıllar sonra başrolde: ’Oy’una Geldik’ 21 Şubat’ta vizyonda!

Ertuğrul Aydın yazdı: İyi Saatlerde Olan Yazarın Beyazperdeye Düşen Gölgesi

Harun Eytemis yazdı: Bir Halk Kahramanı Keşanlı Ali

SGM 2024 yılına birbirinden heyecan verici etkinliklerle veda ediyor

AtlasTümüŞiir Fırat Caner yazdı: İçtenlik Pozu Ercan Yılmaz yazdı: Oscar Wilde ile Gülleri Seyretmek Bulgar Şair Anton Baev’den İki Dokunaklı Şiir (Çev. Kadriye Cesur) Turgut Say çevirdi: Dünya bir gecelik konaklamadır Turgut Say çevirdi: Beni giyen yapraklar Devrim Horlu ile Ümit Yaban Söyleşti Turgut Say çevirdi: Benim İşim Turgut Say çevirdi: Suçlu Sendin Zuzana Kuglerova’dan Üç Şiir Şiir Atlası

Fırat Caner yazdı: İçtenlik Pozu

Ercan Yılmaz yazdı: Oscar Wilde ile Gülleri Seyretmek

Bulgar Şair Anton Baev’den İki Dokunaklı Şiir (Çev. Kadriye Cesur)

Turgut Say çevirdi: Dünya bir gecelik konaklamadır

Turgut Say çevirdi: Beni giyen yapraklar

Devrim Horlu ile Ümit Yaban Söyleşti

Turgut Say çevirdi: Benim İşim

Turgut Say çevirdi: Suçlu Sendin

Zuzana Kuglerova’dan Üç Şiir

Haber Buket Uzuner’den Kız Neşesi VakıfBank Kültür Yayınları’ndan Sait Faik Abasıyanık Seçkisi Vedat Günyol Deneme Ödülü yarışmasının sonuçları açıklandı. Yayıncılardan ortak açıklama : “Tüm Ortadoğu’ya yapılmış bu saldırı derhal son bulmalıdır” Muhit Dergisinden Mustafa Kutlu’ya Vefa Selamı Murat Ercan’dan Değerler Ormanı: “Nana Arpia” 2026 “Ruhi Türkyılmaz Sanatevi Şiir Ödülü” başvuruları devam ediyor Trabzon Kültür ve Edebiyat Buluşmaları’nın Yeni Konuğu: Uğur Biryol Osman Şahin Öykü Ödülü başvuruları açıldı

Buket Uzuner’den Kız Neşesi

VakıfBank Kültür Yayınları’ndan Sait Faik Abasıyanık Seçkisi

Vedat Günyol Deneme Ödülü yarışmasının sonuçları açıklandı.

Yayıncılardan ortak açıklama : “Tüm Ortadoğu’ya yapılmış bu saldırı derhal son bulmalıdır”

Muhit Dergisinden Mustafa Kutlu’ya Vefa Selamı

Murat Ercan’dan Değerler Ormanı: “Nana Arpia”

2026 “Ruhi Türkyılmaz Sanatevi Şiir Ödülü” başvuruları devam ediyor

Trabzon Kültür ve Edebiyat Buluşmaları’nın Yeni Konuğu: Uğur Biryol

Osman Şahin Öykü Ödülü başvuruları açıldı

Kitaplar Ahmet Günbaş yazdı: Pes Etmeyen Kadın’da Yer Alan Öyküler! Buket Uzuner’den Kız Neşesi VakıfBank Kültür Yayınları’ndan Sait Faik Abasıyanık Seçkisi İbrahim Varelci yazdı: Yazılı Kaya’dan Yansıyanlar ve Nursel Duruel Suavi Kemal Yazgıç yazdı: Çocukluğun Gizli Hayatı Futbolun Ötesinde Bir Hikâye: “Mavi Liman”da Trabzonspor ve Şehir Kimliği Münire Çalışkan Tuğ yazdı: Ortak Hüzünler Yurdu “Fresko Apartmanı” Nesrin Çoruh yazdı: Bir ilk Roman Bir Son Roman Olarak Bir İntihar Çok Ölüm’ün Düşündürdükleri Hacer Kılcıoğlu, okurunu bu kez Türkiye ve Hindistan arasında gidip gelen bir hikâyeye davet ediyor.

Ahmet Günbaş yazdı: Pes Etmeyen Kadın’da Yer Alan Öyküler!

Buket Uzuner’den Kız Neşesi

VakıfBank Kültür Yayınları’ndan Sait Faik Abasıyanık Seçkisi

İbrahim Varelci yazdı: Yazılı Kaya’dan Yansıyanlar ve Nursel Duruel

Suavi Kemal Yazgıç yazdı: Çocukluğun Gizli Hayatı

Futbolun Ötesinde Bir Hikâye: “Mavi Liman”da Trabzonspor ve Şehir Kimliği

Münire Çalışkan Tuğ yazdı: Ortak Hüzünler Yurdu “Fresko Apartmanı”

Nesrin Çoruh yazdı: Bir ilk Roman Bir Son Roman Olarak Bir İntihar Çok Ölüm’ün Düşündürdükleri

Hacer Kılcıoğlu, okurunu bu kez Türkiye ve Hindistan arasında gidip gelen bir hikâyeye davet ediyor.

Dergiler Muhit Dergisinden Mustafa Kutlu’ya Vefa Selamı Maraşantiya dergisi 19 sayıya ulaştı. İki aylık edebiyat dergisi Mavi Yeşil, 158. sayısı çıktı. Varlık dergisinin Mart 2026 sayısı çıktı. Gayet Dergi’nin 6. sayısı çıktı Yeni e’nin 90. Sayısı “Kültür Sanat Alanında Örgütlenme Deneyimleri 2” Dosyasıyla Çıktı! Yelkensiz Şiir Dergisinin 42. Sayısı Çıktı Hece Öykü Dergisiʼnin 133. Sayısı Yayımlandı (Şubat-Mart, 2026) Muhit, Güray Süngü Dosyasıyla Raflarda

Muhit Dergisinden Mustafa Kutlu’ya Vefa Selamı

Maraşantiya dergisi 19 sayıya ulaştı.

İki aylık edebiyat dergisi Mavi Yeşil, 158. sayısı çıktı.

Varlık dergisinin Mart 2026 sayısı çıktı.

Gayet Dergi’nin 6. sayısı çıktı

Yeni e’nin 90. Sayısı “Kültür Sanat Alanında Örgütlenme Deneyimleri 2” Dosyasıyla Çıktı!

Yelkensiz Şiir Dergisinin 42. Sayısı Çıktı

Hece Öykü Dergisiʼnin 133. Sayısı Yayımlandı (Şubat-Mart, 2026)

Muhit, Güray Süngü Dosyasıyla Raflarda

İnceleme Ahmet Günbaş yazdı: Pes Etmeyen Kadın’da Yer Alan Öyküler! İbrahim Varelci yazdı: Yazılı Kaya’dan Yansıyanlar ve Nursel Duruel Suavi Kemal Yazgıç yazdı: Çocukluğun Gizli Hayatı Münire Çalışkan Tuğ yazdı: Ortak Hüzünler Yurdu “Fresko Apartmanı” Nesrin Çoruh yazdı: Bir ilk Roman Bir Son Roman Olarak Bir İntihar Çok Ölüm’ün Düşündürdükleri Ömer Turan yazdı: Onur Şahin’in Kül Uykusu Üzerine Eylem Asrav yazdı: Zileli’nin Son Romanı: Psikoterapide Roller Sabit midir? Can Eseler yazdı: Toplumun inşası için iki can damarı Zeynep Cur yazdı: Çöküşün Anatomisi: Uygarlıklar Neden Yıkılır?

Ahmet Günbaş yazdı: Pes Etmeyen Kadın’da Yer Alan Öyküler!

İbrahim Varelci yazdı: Yazılı Kaya’dan Yansıyanlar ve Nursel Duruel

Suavi Kemal Yazgıç yazdı: Çocukluğun Gizli Hayatı

Münire Çalışkan Tuğ yazdı: Ortak Hüzünler Yurdu “Fresko Apartmanı”

Nesrin Çoruh yazdı: Bir ilk Roman Bir Son Roman Olarak Bir İntihar Çok Ölüm’ün Düşündürdükleri

Ömer Turan yazdı: Onur Şahin’in Kül Uykusu Üzerine

Eylem Asrav yazdı: Zileli’nin Son Romanı: Psikoterapide Roller Sabit midir?

Can Eseler yazdı: Toplumun inşası için iki can damarı

Zeynep Cur yazdı: Çöküşün Anatomisi: Uygarlıklar Neden Yıkılır?

Söyleşi NAGİHAN DOĞAN İLE KUSURSUZ GÜN ÜZERİNE SÖYLEŞİ Turhan Yıldırım ile Yunus Çinçin Söyleşti Ercan Yılmaz ile Kaan Bakan Söyleşti Cabir Özyıldız ile Yunus Çinçin Söyleşti IRAZ GÖKÇE ZEYTİNLİ’YLE SÖYLEŞİ Burçak Gönül ile Korkut Akın Söyleşti Evren Yesari ile Gülhan Tuba Çelik Söyleşti HALİL İBRAHİM ÖZBAY’LA GEÇMİŞ DEVAM EDİYOR ADLI ÖYKÜ KİTABI ÜZERİNE SÖYLEŞİ Melih Yıldız’la Mertcan Karacan Söyleşti

NAGİHAN DOĞAN İLE KUSURSUZ GÜN ÜZERİNE SÖYLEŞİ

Turhan Yıldırım ile Yunus Çinçin Söyleşti

Ercan Yılmaz ile Kaan Bakan Söyleşti

Cabir Özyıldız ile Yunus Çinçin Söyleşti

IRAZ GÖKÇE ZEYTİNLİ’YLE SÖYLEŞİ

Burçak Gönül ile Korkut Akın Söyleşti

Evren Yesari ile Gülhan Tuba Çelik Söyleşti

HALİL İBRAHİM ÖZBAY’LA GEÇMİŞ DEVAM EDİYOR ADLI ÖYKÜ KİTABI ÜZERİNE SÖYLEŞİ

Melih Yıldız’la Mertcan Karacan Söyleşti

Öykü Berna Durmaz yazdı: Zati’nin Yıldız Gözleri Nasıl Yazıldı? Ebuzer Kalender yazdı: Köpekler Zamanı Hakan Kaya yazdı: Beklemek Ebuzer Kalender yazdı: Çarşamba’nın Suçu Yok Seydali Önal yazdı: Sımışka Serkan Türk yazdı: Gömlek Burak Uzun yazdı: BEN BİR OKURDUR Türkan Büyükköse yazdı: Asansör Elif Saydam yazdı: Sessiz Sonat

Berna Durmaz yazdı: Zati’nin Yıldız Gözleri Nasıl Yazıldı?

Ebuzer Kalender yazdı: Köpekler Zamanı

Hakan Kaya yazdı: Beklemek

Ebuzer Kalender yazdı: Çarşamba’nın Suçu Yok

Seydali Önal yazdı: Sımışka

Serkan Türk yazdı: Gömlek

Burak Uzun yazdı: BEN BİR OKURDUR

Türkan Büyükköse yazdı: Asansör

Elif Saydam yazdı: Sessiz Sonat

Popüler Kültür Trabzon Kültür ve Edebiyat Buluşmaları’nın Yeni Konuğu: Uğur Biryol “Cevdet Kudret Edebiyat Ödülü” yazar Yekta Kopan’a verildi Fırat Caner yazdı: İçtenlik Pozu Emine Sevgi Özdamar’a Almanya’da Brecht Ödülü verildi Bayram Tayyip Yaslıca yazdı: Bakış Talimi Üzerine Fırlak Bir Bakış Berna Durmaz yazdı: Zati’nin Yıldız Gözleri Nasıl Yazıldı? Fırat Caner yazdı: Kitap Pornosu Mertcan Karacan yazdı: Zıtlıklar Kraliçesi: Umay Umay Nesrin Çoruh yazdı: Füruzan’ın Gül Mevsimidir Dair TiyatroSinemaMüzik

Trabzon Kültür ve Edebiyat Buluşmaları’nın Yeni Konuğu: Uğur Biryol

“Cevdet Kudret Edebiyat Ödülü” yazar Yekta Kopan’a verildi

Fırat Caner yazdı: İçtenlik Pozu

Emine Sevgi Özdamar’a Almanya’da Brecht Ödülü verildi

Bayram Tayyip Yaslıca yazdı: Bakış Talimi Üzerine Fırlak Bir Bakış

Berna Durmaz yazdı: Zati’nin Yıldız Gözleri Nasıl Yazıldı?

Fırat Caner yazdı: Kitap Pornosu

Mertcan Karacan yazdı: Zıtlıklar Kraliçesi: Umay Umay

Nesrin Çoruh yazdı: Füruzan’ın Gül Mevsimidir Dair

Çeviri Bulgar Şair Anton Baev’den İki Dokunaklı Şiir (Çev. Kadriye Cesur) Turgut Say çevirdi: Dünya bir gecelik konaklamadır Turgut Say çevirdi: Beni giyen yapraklar Turgut Say çevirdi: Benim İşim Turgut Say çevirdi: Suçlu Sendin Zuzana Kuglerova’dan Üç Şiir Turgut Say çevirdi: Atlar Sergiu Beznițchi yazdı: Büyüklerimiz Kadriye Cesur çevirdi: BOJANA APOSTOLOVA’NIN ŞİİRİ BİR BAŞIMA VE TOPLUCA/ САМА И ОБЩА

Bulgar Şair Anton Baev’den İki Dokunaklı Şiir (Çev. Kadriye Cesur)

Turgut Say çevirdi: Dünya bir gecelik konaklamadır

Turgut Say çevirdi: Beni giyen yapraklar

Turgut Say çevirdi: Benim İşim

Turgut Say çevirdi: Suçlu Sendin

Zuzana Kuglerova’dan Üç Şiir

Turgut Say çevirdi: Atlar

Sergiu Beznițchi yazdı: Büyüklerimiz

Kadriye Cesur çevirdi: BOJANA APOSTOLOVA’NIN ŞİİRİ BİR BAŞIMA VE TOPLUCA/ САМА И ОБЩА

Kültür SanatTümüMüzikSinemaTelevizyonTiyatro Trabzon İşçi Filmleri Festivali 12–13–14 Aralık’ta Başlıyor 2. Uluslararası Afet Film Festivali’nde Yarışacak Filmler Belli Oldu! Bağ Bozumu İzleyici ile Buluştu Sadri Alışık Ödülleri 26. kez sahiplerini buldu Bihter bu kez tiyatro sahnesinde! İlyas Salman yıllar sonra başrolde: ’Oy’una Geldik’ 21 Şubat’ta vizyonda! Ertuğrul Aydın yazdı: İyi Saatlerde Olan Yazarın Beyazperdeye Düşen Gölgesi Harun Eytemis yazdı: Bir Halk Kahramanı Keşanlı Ali SGM 2024 yılına birbirinden heyecan verici etkinliklerle veda ediyor

Trabzon İşçi Filmleri Festivali 12–13–14 Aralık’ta Başlıyor

2. Uluslararası Afet Film Festivali’nde Yarışacak Filmler Belli Oldu!

Bağ Bozumu İzleyici ile Buluştu

Sadri Alışık Ödülleri 26. kez sahiplerini buldu

Bihter bu kez tiyatro sahnesinde!

İlyas Salman yıllar sonra başrolde: ’Oy’una Geldik’ 21 Şubat’ta vizyonda!

Ertuğrul Aydın yazdı: İyi Saatlerde Olan Yazarın Beyazperdeye Düşen Gölgesi

Harun Eytemis yazdı: Bir Halk Kahramanı Keşanlı Ali

SGM 2024 yılına birbirinden heyecan verici etkinliklerle veda ediyor

AtlasTümüŞiir Fırat Caner yazdı: İçtenlik Pozu Ercan Yılmaz yazdı: Oscar Wilde ile Gülleri Seyretmek Bulgar Şair Anton Baev’den İki Dokunaklı Şiir (Çev. Kadriye Cesur) Turgut Say çevirdi: Dünya bir gecelik konaklamadır Turgut Say çevirdi: Beni giyen yapraklar Devrim Horlu ile Ümit Yaban Söyleşti Turgut Say çevirdi: Benim İşim Turgut Say çevirdi: Suçlu Sendin Zuzana Kuglerova’dan Üç Şiir Şiir Atlası

Fırat Caner yazdı: İçtenlik Pozu

Ercan Yılmaz yazdı: Oscar Wilde ile Gülleri Seyretmek

Bulgar Şair Anton Baev’den İki Dokunaklı Şiir (Çev. Kadriye Cesur)

Turgut Say çevirdi: Dünya bir gecelik konaklamadır

Turgut Say çevirdi: Beni giyen yapraklar

Devrim Horlu ile Ümit Yaban Söyleşti

Turgut Say çevirdi: Benim İşim

Turgut Say çevirdi: Suçlu Sendin

Zuzana Kuglerova’dan Üç Şiir

NAGİHAN DOĞAN İLE KUSURSUZ GÜN ÜZERİNE SÖYLEŞİ

NAGİHAN DOĞAN İLE SÖYLEŞİ

Bazı romanlar bir hikâye anlatır, bazıları ise okurun zihnine bir soru bırakır ve o soru kitap kapandıktan sonra bile yaşamaya devam eder. Nagihan Doğan’ın henüz bu yılın başında Yitik Ülke tarafından basılan ilk romanı Kusursuz Gün, tam da bu sınırda duruyor: Kusursuzluk arzusuyla kusurlu bir hayatın ağırlığı arasında sıkışmış bir adamın, umut ile çaresizlik, gerçek ile aldatmaca arasında yaptığı o geri dönüşü olmayan seçimin hikâyesi. Sıradanlığın içinden sızan karanlık bir teklif, geçmişin susmayan gölgesi ve yeraltına gizlenmiş bir tarihin yankısı… Doğan, okuru yalnızca bir karakterin peşinden sürüklemiyor, aynı zamanda şu rahatsız edici soruyla yüzleştiriyor: “Bir insan, hayatında tek bir kusursuz güne ulaşabilmek için kendinden ne kadar vazgeçebilir?” Bu söyleşide, Nagihan Doğan ile hem Kusursuz Gün’ün karanlık ve katmanlı dünyasını hem de bu dünyanın ardındaki yazarlık serüvenini konuşacağız.

Kusursuz Gün, sizin zihninizde ilk olarak nasıl doğdu? Henüz adı bile yokken, bu hikâye içinizde nasıl filizlendi ve hangi içsel yolculuklardan geçerek bugünkü haline ulaştı?

Aslına bakarsanız, daha hikâyenin nasıl şekilleneceği bile belli değilken adı belliydi. Kusursuz Gün’den başka bir isim aklıma ucuna dahi gelmedi.

Hikâyeyi kaleme almaya başladığımda pandeminin başlamasının üzerinden yaklaşık 1 sene geçmişti. Evden çalışma sürecinin meyvesi diyebilirim. İstanbul’da, 8-5 mesaide çalışan bir insanın trafikte harcadığı zamanı çıkarınca bile bir şeyler üretecek vakti oluyor. Bu süreci verimli değerlendirmek adına bir roman kaleme almaya karar verdim. Daha önce ufak tefek hikâye denemelerim ve seneler önce başladığım ama bir türlü içime sinmeyen karamsar bir roman taslağım vardı. Ona devam etmeye içim elvermedi açıkçası. Daha farklı, daha heyecanlı bir şeyler üzerinde düşünmeliydim.“Her şeyin kusursuz olduğu bir gün olsa…” diye düşünürken buldum kendimi. “Kusursuz Gün…” Ama her şeyin bir bedeli vardı elbette. Daha ortaokul yıllarımda ablamın kütüphanesinden alıp okuduğum ve çok etkilendiğim Büyü Dükkânı kitabı geldi aklıma: Bir şeyi çok isteyebilir hatta alabilirsiniz de ama karşılığında ne bedel ödemeye razısınız? Karalamalara başladıkça hikâyenin konusu şekillendi. Yaklaşık 1,5 senelik yazım sürecinin ardından hikâyeyi birkaç ay demlenmesi için bıraktım. Geri döndüğümde araştırmalarımı derinleştirmekle birlikte Mike-Jessica aşkını geliştirerek biraz daha romantize ettim. İçime sinene kadar defalarca okuyarak revize ettim, sorular çıkararak cevapladım ve hikâye bugünkü halini aldı.

Şimdi geriye doğru bakınca düşünüyorum ki, herkesin içine döndüğü o sakin ve kasvetli dönemde Kusursuz Gün belki de sadece aklımı meşgul etme çabası olarak gün yüzüne çıkmıştı.

Roman boyunca şehirler yalnızca birer fon değil, neredeyse yaşayan birer karakter gibi: Taşın hafızası, yeraltının karanlığı, geçmişin izleri… Mekânların sizin yazma sürecinizdeki yeri nedir? Bizzat yaşadığınız, deneyimlediğiniz yerler mi?

Yaşam amacımın seyahat etmek olduğunu söylesem belki de beni yakından tanıyanlar buna hak verecektir. Evliya Çelebi’nin rüyası misali “Seyahat” dileyenlerdenim ben de sanırım. Üniversite dönemi İtalya’ya yolculuğumla başlayan seyahatlerim gün geçtikçe bir tutkuya dönüştü. 15 senede hatırı sayılır sayıda ülke ve şehir gezmişimdir. Yakın arkadaşlarımın da önerisiyle seyahatlerimi kaleme alma üzerine çok çabalamış olsam da ne yazık ki bu konuda henüz bir istikrar sağlayamadım. Ancak fotoğraf çekmeye gönül verdim. Ve elbette her seyahatimde benzersiz anılar biriktirmeye.

Hikâyenin başladığı Roma, gezdiğim yüzden fazla şehirden hala en sevdiğimdir. Şehre gerçekleştirdiğim sayısız ziyaretlerimde en son 2 sene önce sırf Caravaggio eserlerini görmek için 3 gün ayırdım. Hikayedeki bazı detayları da tamamlamak adına yararlı bir seyahat olduğunu da söyleyebilirim. Özellikle Santa Maria Maggiore Bazilikası ve orada katıldığım yeraltı turu. Hikâyede sonraki durak olan Paris de Roma gibi defalarca ziyaret ettiğim ve her ziyaretimde farklı bir noktasını keşfettiğim şehir. Şehirdeki en sevdiğim yer olan Orsay Müzesi’ni 2017 senesinde ziyaret ettiğimde adeta büyülendiğimi hatırlıyorum. Ancak en çok Osman Hamdi Bey’in bir eserini orada görmek şaşırtmıştı beni. Hikâyede buna da değinmeden olmazdı. Son olarak İstanbul. Doğup büyüdüğüm şehir ve gezdiğim, yaşadığım bütün şehirler arasında bir kıyas kabul etmeyecek kadar güzel, karmaşık ve kendine has. İstanbul’a gelmek, onun tarihi sokakları ve büyülü atmosferi arasında zaman geçirmekten büyük heyecan duyan birçok farklı milletten insan tanıdım. Şehrin tarihteki yeri ve önemi de bu kadar aşikarken, bu hikâyede İstanbul olmasa hikâye eksik kalırdı.

Hikâyede güç sahibi olanların gerçeği yeniden yazabildiğini, hatta insan zihnine kadar nüfuz edebildiğini görüyoruz. Bu, çağımızın görünmeyen iktidar biçimlerine dair bir metafor olarak da okunabilir mi?

 Her gün birbirinden şaşırtıcı ve içimizi ürperten bir habere uyandığımız bu çağda, gücün ne yazık ki ne kadar kötü amaçlarla kullanıldığı ve geride kalan insanlar için ne denli korkutucu olduğu tartışılmaz bir gerçek. Hatta gördüğümüz, duyduğumuz haberler göz önüne alınınca benim hikâyede bahsettiğim Kusursuz Gün’ün kullanımı bile nahif bir yaklaşım olarak kabul edilebilir. Diğer yandan sosyal medya ve yapay zekânın gereksiz kullanımının da getirisiyle zihnimiz türlü oyunlarla baş başayken bizim için doğru olanı seçmek zorlaşıyor. Nasıl bir insan olduğumuzdan bağımsız olarak hepimize her şeyin en iyisini hak ettiğimiz söylenen ve biricik olduğumuzu vurgulayan bu uyaranlar, bir nevi vaat sistemine kapı aralıyor. Bu şartlar altında kararlarımızı dış etkenlerden bağımsız almamız imkânsız. Üstelik bu etkenlerin hakimiyet çabası bu kadar baskınken.

Kitapta bilim, teknoloji ve insan zihni üzerine kurulu bir vaat var: Kusursuzluk. Sizce insan gerçekten kusursuz bir gün yaşayabilir mi, yoksa kusursuzluk fikri başlı başına bir yanılsama mı?

 Bu soruyu bana hikâyeye kaleme aldığım zaman sorsaydınız kusursuz bir gün yaşanabileceğine inanmadığımı, ancak gerçek olmasını umut ettiğimi söylerdim. Zira hepimizin hayatında yolunda gitmeyen, düzeltmek istediği en az bir mesele var ve bunun üzerine takılı kalırsak tüm zamanımızı geçirebiliriz. Kusursuzluk, hayatta istediği hiçbir şey yolunda gitmeyen bir insan için tehlikeli bir vaat olabilir.

Ancak şunu da göz ardı etmemek gerekir ki yaşanan güzel bir gün, süreklilik sağlamadıkça, ardından gelen hayal kırıklığının boyutunu artırabiliyor. Böyle bir durumda insan kaçış yolunu kendisini yaşadıklarının güzel de olsa bir yanılsamadan öte olmadığına ikna etmekte bulabilir.

Kusursuz Gün, bir suçun peşinden ilerlerken aynı zamanda insanın kendisiyle karşı karşıya kaldığı bir iç yolculuğa da dönüşüyor. Sizin için bu roman, bir gerilim hikâyesinden çok varoluşu anlama çabası mı?

Benim açımdan Kusursuz Gün, dünyanın bizi sürüklediği keşmekeş içinde, sıradan bir hayat yaşamaya dahi razıyken bunun bile ne kadar zor olabildiğini, üzerine kurulan ancak gerçekleşmeyen hayallerin omzumuza bıraktığı yükün altında nasıl ezilebileceğimizi gösteren bir hikâye. Gerçekleşmeyen hayallerin bıraktığı hüzün, insana varoluşunu sorgulatırken, hayat bizden mücadeleye devam etmemizi bekliyor. Bu durumlarda en olası yol ise kendimize türlü motivasyon kaynakları bulmak olabiliyor.

Varoluş demişken… Kusursuz Gün projesi, insan zihnine müdahale ederek gerçekliği yeniden kurgulama vaadi taşıyor. Sizce bir insanın hatıralarını ya da algısını değiştirmek, onun varoluşunu kurtarmak mıdır yoksa onu yok etmek midir? Eğer Kusursuz Gün projesi bugün gerçekten var olsaydı ve size hayatınızdaki en ağır anıyı silme ya da değiştirme fırsatı sunsaydı, siz bunu kabul eder miydiniz?

Bizi bugünkü halimize getiren ve karakter gelişimimizi sağlayan en önemli etkenler anılarımız, tecrübelerimiz. Ancak bu meşakkatli yoğrulma ve pişme süreci, kendimizle yalnız kalarak kendimizi dürüst bir şekilde dinlemeyi gerektiriyor. Bu derin süreci yaşamak istemeyen insan kaçmayı ve göz ardı etmeyi seçebilir. Ancak bu durumda yaşadıklarımız, tatlı-acı hatıra olarak hatırlanmaktan ileri gidemez ve bu durum bizi bir döngüye sürükler, düşüncelerimizi daha çok uyuşturmak isteyebiliriz. Zira kötü bir anımıza hayıflanarak -mümkün olsa- geçmişe gidip bir şeyleri değiştirmeyi ummakla, iyi bir anımızı neden sürdüremediğimize, harcadığımız zamanın kıymetini bilmediğimize üzülmekle bir ömür geçirilmez. Bu durumda daha az etkilenmek için düşüncelerimizi eğitmemiz en güzeli ki iç dünyamıza kapılar açar. Bu kapılardan geçerek iç yolculuğumuza çıkmak ya da kapıları sonsuza kadar kapatmak bizim elimizde.

Benim açımdan beni en etkileyen anılar, hayatımı değiştirmeye cesaret edemeyip kaçırdığım fırsatlar olmuştur. Fırsattan kastım her zaman önüme bir seçenek çıkması değil, kendi fırsatımı meydana getirme cesaretinden yoksun olmak. Yirmili yaşlarımda olsa aylarca hatta senelerce dert edeceğim konularda, birkaç senedir stoacı bir yaklaşımla düşüncelerimi eğitmeye çalışıyorum. Duygusal bir insan olarak bu elbette ki hayatımın her alanında başarılı olduğum bir yaklaşım değil henüz. Ancak müdahale edemediğimiz geçmişimize ve kontrol edemediğimiz dış etkenlere karşı çaresiz ve savunmasız olmak bizi sadece uçsuz bucaksız bir karamsarlığa sürükler.

Polisiye yazmaya sizi iten duygu ya da düşünsel arka plan neydi?

Polisiye merakımın sıkıcı bulduğum hayatımda bir heyecan arayışından çıktığını söylesem yanlış olmaz. Bu türdeki okumalarıma ortaokul yıllarında Agatha Christie’nin Doğu Ekspresi’nde Cinayet romanıyla başlamış olsam da ilk polisiye yazım daha eskiye dayanıyor. Aile evimde çocukluk dönemi defterlerimi karıştırırken bulduğum ilk polisiye hikayesini daha 8 yaşında kaleme aldığımı ben de kısa zaman önce fark ettim. Yazdığım bu hikâyede beni etkileyen unsurları bir gazete haberinde gördüğümü hatırlıyorum. Haberlerin, filmlerin aileler tarafından çocuklara özel filtrelenmesini desteklesem de o özenle yetiştirilmemiş olmamın hayal gücümü bu yönde etkilemiş olmasına şaşırmadım değil.

Okurlarınız, Kusursuz Gün’ ün ardından kaleminizden doğacak yeni dünyalar için beklemeye devam edecek mi? Yazmaya devam edecek misiniz?

Halihazırda Kusursuz Gün’ün devamı niteliğindeki roman üzerinde çalışmalarım devam ediyor. Bu macerada Kusursuz Gün’ün ana karakteri Mike’ın karakter gelişime şahit olmakla birlikte karakterin geçmişine kapı aralayacağız. Kitaba özellikle yazmaktan çok keyif aldığım bir karakter ekledim. Onun maceraları beni de şu an meraklandırıyor. Zira hikâyeye yazdıkça şekil verdiğim için ana hikayem belli ölçülerde meydanda olsa da yan hikayeler ve yan karakterlerin gidişatı bana da sürpriz olacak.

Peki, günümüzün kesintilerle dolu dijital ortamında, zihinsel derinlik gerektiren okuma ve yazma süreçlerine nasıl alan açıyorsunuz?

Açıkçası sosyal medyayla yıldızımız oldum olası pek barışmadı. Oradaki beğenilme kaygısı ve paylaşımların yoğunluğu beni duygusal olarak fazlasıyla yoruyor. Zira seyahatlerimde çektiğim fotoğrafları paylaşmak üzere açtığım hesabım hatırı sayılır takipçi elde etse de ve elimde paylaşılabilecek binlerce fotoğraf olsa da bir süredir o işlerden elimi eteğimi çektim. Günlerimi mümkün olduğu ölçüde sakin bir müzik eşliğinde yazılarım üzerine düşünmekle, araştırma yapmakla geçirmeyi tercih ediyorum. Yalnızlıktan keyif alan bir insan olmamın da üretim sürecime ziyadesiyle katkısı var. Kendimle vakit geçirdiğim süre uzadıkça ise dışarı çıkıp yazılarıma malzeme toplamaktan keyif alıyorum. Özellikle şu aralar yaşamakta olduğum Münih’te geçen gün gerçekleştirdiğim tarihi bir mezarlık ziyareti benim için oldukça ilham verici oldu. Öyle ki bu tecrübeme de hikâyelerimden birinde yer vermek isterim.

Son olarak, hangi yazarlar ve eserler sizin için özel bir yerde duruyor?

Okuduğum kitaplarda çok keskin ayrımlarım olmasa da polisiyenin benim için farklı bir yeri var. Bu türe Agatha Christie ile başlamış olsam da lise dönemimde tanıştığım Sherlock Holmes’ün dünyası beni adeta büyülemişti. Sahaf sahaf gezerek okunmadık Sherlock Holmes hikâyesi bırakmadım. Kaldı ki Guy Richie uyarlaması film serisi o dönemler henüz piyasada olmadığı için İstanbul gibi bir şehirde bile bu kaynaklara erişmek benim için kolay olmadı. Diğer yandan benim için en özel yere sahip olan yazar, Gülün Adı’nı okuduktan sonra Umberto Eco olmuştur. Bir Bologna seyahatimde kendisiyle tanışmayı ve sohbet etmeyi hayal ederek akademisyenlik yaptığı üniversite yakınlarında dolaşmış ve karşılaşmayı ummuştum. Edebiyat dünyasına katkıları tartışılmaz. Bunların yanı sıra yoğun ilgi duyduğum postmodern edebiyatın öncülerinden Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Saatleri Ayarlama Enstitüsü ve Sabahattin Ali’nin defalarca okuduğum Kürk Mantolu Madonna’sı benim için özel yere sahip olan eserlerdendir.

Kusursuz Gün, Nagihan Doğan, Yitik Ülke Yayınları, Polisiye roman, 2025

Ahmet Günbaş yazdı: Pes Etmeyen Kadın’da Yer Alan Öyküler!

Deniz Poyraz yazdı: Zaman, Madde, Düşünce: Albert Einstein’ın Yaşam Tasavvuru

İbrahim Varelci yazdı: Yazılı Kaya’dan Yansıyanlar ve Nursel Duruel

Suavi Kemal Yazgıç yazdı: Çocukluğun Gizli Hayatı

Bir yanıt yazın Yanıtı iptal et

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

© 2018 Edebiyat Burada

Popüler KültürTiyatroSinemaMüzik

© 2018 Edebiyat Burada

Kaydolmak için formu doldurun

Parolanızı değiştirmek için kullanıcı adınızı ya da e-posta adresinizi yazın


© Edebiyat Burada