Yangın sigortası: Yeni bir ihtilaf dalgası kapıda mı?
Belediye Gelirleri Kanunu’nun kırk beş yıllık vergilerinden biri olan Yangın Sigortası Vergisi, sessiz sedasız yeni bir ihtilaf alanı doğurdu. Bir büyükşehir belediyesi, 2025 yılından itibaren kamu yapım işleri için düzenlenen İnşaat Bütün Riskler (all risk) poliçelerinden de bu vergiyi talep etmeye başladı; sigorta şirketleri talebi reddetti. Aslında aynı soru yangın riskini de kapsamına almış tüm sigorta poliçeleri için de geçerli olabilecektir. Konu şimdilik tek bir belediye ile ve tek bir poliçe türü ile sınırlı gibi görünse de, cevaplanmamış sorular yangın riskini kapsayan tüm sigorta poliçeleri nedeniyle herkesi ilgilendiriyor:
1 Yangın riskini de teminat altına alan bir inşaat all risk poliçesi, kanun anlamında “yangın sigortası” mıdır?
2 Öyleyse matrah nedir; toplam prim mi, yangına isabet eden kısım mı? Bu kısım poliçede ayrıca gösterilmemişse ne olacak?
3 Vergi inceleme yetkisi bulunmayan belediyeler, Vergi Usul kanunu hükümleri çerçevesinde vergi dairelerinin isteyebileceği aktüeryal döküm ve reasürans belgesi vb. belgeleri isteyebilir mi? Belediye Gelirleri Kanununa göre inceleme yetkisi olmayan belediyeler vergi idaresinden mi -matrah takdiri için inceleme veya takdir komisyonu marifetiyle takdir-talebinde bulunacaklar?
4 “Yangın sigortası” kavramının içeriğini belirlemeye hangi kurum yetkilidir: sigortacılığın düzenleyicisi SEDDK mı, Gelir İdaresi mi?
Önce vergiyi ve ihtilafın nasıl doğduğunu kısaca özetleyelim, sonra bu sorulara dönelim.
Vergi ne, ihtilaf nereden çıktı?
2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun 40’ıncı maddesi, belediye sınırları ve mücavir alanlar içindeki menkul ve gayrimenkul mallar için yapılan yangın sigortaları dolayısıyla alınan primleri yüzde on oranında vergiye tabi tutuyor. Verginin mükellefi sigorta şirketleri; matrah, yangın sigorta muameleleri dolayısıyla alınan primler.
Belediyenin tezi şu: İnşaat all risk poliçesi, doğası gereği, açıkça istisna edilmeyen tüm ani ve beklenmedik riskleri kapsar; yangın da teminat harici bırakılmadığı sürece koruma altındadır. Nitekim incelediği poliçelerde yangın riski için ayrı muafiyet (tenzili muafiyet) tutarları belirlenmiş durumdadır; ayrı muafiyet varsa, o riske isabet eden bir prim de vardır. Belediye, Vergi Usul Kanunu’nun 3’üncü maddesindeki gerçek mahiyet ilkesine dayanarak, belirleyici olanın poliçenin ticari adı veya branş kodu değil gerçek içeriği olduğunu söylüyor; yangına isabet eden primin ayrıştırılıp beyan edilmesini, aksi halde toplam primi matrah kabul edip cezalı tarhiyat yapacağını bildiriyor.
Sigorta şirketlerinin cevabı da net: Bu poliçeler yangın sigortası değildir. Verginin konusu yangın sigortalarından alınan yangın primleridir; yangın sigortasının ne olduğu ise sigortacılık mevzuatı ve Yangın Sigortası Genel Şartları ile bellidir. Yangın branşı altında üretilmeyen........
