Marka entropisi: Yapay zekâ neden markanızı küçültüyor?
2011’de termodinamiğin ikinci yasasında yer alan entropi kavramını gündelik hayata şöyle uyarlamıştım: Kendi hâline bırakılan hiçbir düzen olduğu gibi kalamaz. Siz hiçbir şey yapmasanız da her şey kendini bir başka formda, farklı bir düzensizlik derecesi içinde sürekli gerçekleştirir. Yani temelde statik düzen diye bir şey yoktur. Oluşum ve bağlam sürekli değişir, yeni hâllere dönüşür. Bu yüzden sokakta terk edilen araba paslanır. Metruk evin zaman geçtikçe orası burası çürür, yapı çöküşe geçer; bakılmayan bahçe otlanır.
Yıllar sonra bir de şunu anladım: Bir şey, kendi hâline bırakıldığında da ona sürekli ekleme yapıldığında da bozulabiliyor. Mesela bir eve her yıl bir oda ekleyin ya da habire eşya yığın; bir müddet sonra orası artık eviniz olmaktan çıkar, labirentiniz olur. Kapılar kapılara açılır. Yığınlar geçişi engeller. Kimse ne nerede bilmez. Aslında burada kimse evi ihmal etmedi, kendi haline bırakmadı, sürekli temizleyerek, bakım yaparak mevcudu korumaya da çalışmadı ki öyle olsa da değişecekti. Yalnızca habire ekledi. Bunun için de herkes çok çalıştı ama form/düzen yine de bozuldu.
Şirketlerde bunun adı marka entropisi…
Bir şirket yeni ürün çıkarır. Sonra alt marka gelir. Sonra kampanya, yeni slogan, ikinci hesap, podcast, iş birliği,........
